Paris'te Neler Yedim?

Paris'te Neler Yedim?

Paris’te geçirecek sadece 1 haftanız olsa ne yapardınız? Benim cevabım yemek, yemek, yemek! Evet bu yıl Paris’e bir hafta ayırdım ve geriye dönüp baktığımda birbirinden çok farklı restoranlara giderek vakit geçirdiğimi farkettim. Hepsinin ortak ve vazgeçilmez tek özelliği ise tabii ki de nefis Fransız şarabı. Ne yalan söyleyeyim, şimdi düşündüğümde o kadar güzel şaraplarla bir hafta geçirdiğim için kendimi kıskanıyorum. Evet lafı daha fazla uzatmadan Paris’te hızlı bir lezzet turuna çıkalım!

BO&MIE

Kulağa klişe gelecek biliyorum ama Paris’te en güzel sabahlar kahve-kruvasan ikilisiyle başlıyor. Hamur işlerini sevmeyene bile kendini sevdirecek kadar iddialı bir ikili. Tabi durum böyle olunca her sabah kendimizi başka başka kahve dükkanlarında bulduk. Hepsini tek tek yazmak yerine en favori dükkanımı paylaşacağım sizlerle; Bo&Mie. Kahvesi gayet güzel, benim damak tadıma hitap ettiği için övgümü 'Bu kahve tek başına bile mutluluk sebebi' diye yapacağım. Bunun yanında bir de göz döndüren hamur işleri var ki… Kruvasanları, eğer yeni çıkanlara yetiştiyseniz, ekstra lezzetli. Bir de San Sebastianları tek kelimeyle mükemmel. Kahve söz konusu olunca Bo&Mie uğranılması gereken mekanlar arasında. www.boetmie.com

CAFE CREME

Güzel bir akşam yemeği ve kaliteli şarap. Cafe Creme’in özeti benim için budur. Marais civarındaki mekanlar ve gençler arasında oldukça popüler bir restoran. İç ve dış oturma alanları bulunan mekan büyük olduğu için oldukça kalabalık olabiliyor. Özellikle yemek saatlerinde sıra beklemek durumunda kalabilirsiniz. Yine de güzel yemek yiyip arkadaşlarınızla rahat bir ortamda sohbet etmek istiyorsanız burası oldukça uygun. Bordeaux şaraplarının lezzeti nedeniyle 1 haftalık Paris ziyaretimde 4 kez uğradığımı da eklemeden geçemeyeceğim:) instagram.com/cafe_creme_paris

WALY FAY

Daha önce hiç Afrika mutfağı yediniz mi? Ben Waly Fay’e kadar yememiştim. Damak tadıma bu kadar hitap edeceği ise hiç aklıma gelmezdi. Waly Fay, Paris’teki Afrika mutfağı restoranları arasında en iyilerden biri. Restorandan içeri ilk girdiğimde duyduğum ağır baharat kokusunun beni biraz endişelendirmiş olmasına rağmen. sanırım masamız mutfağa nispeten uzak olduğu için problem yaşamadım ya da baharat kokusuna alışmış da olabilirim. Mekanın hayli kalabalık olması nedeniyle garsonların sizle ilgilenmesi ve yemeğinizin gelmesi biraz zaman alıyor. Çok açsanız ya da aceleniz varsa bu can sıkıcı bir detay olabilir. Ama ben yemek geldiği anda kesinlikle beklediğime değdiğini düşündüm. Ana yemekten önce aperatif olarak soslu kızarmış muz söylemiştik. Açıkçası muz pek bana göre değildi ve ana yemekte de aynısını yaşamaktan biraz korkmuştum. Şu an adını hatırlayamadığım fıstık soslu bir tavuk ana yemeğimdi. Endişelenmeme hiç gerek yokmuş gerçekten muazzamdı. Eğer baharatlı yemekler ve özellikle tavuk seviyorsanız mutlaka denemelisiniz. Her daim kalabalık olduğu için rezervasyonlu gitmek şart, fiyatların da genele göre biraz yüksek olduğunu da ekleyeyim. www.walyfay.fr

BISOU

Republique ve Temple yakınlarındayız. Sanırım Paris’te gittiğimiz restoranların büyük bir çoğunluğu da bu bölge 

civarındaydı. Bisou, bu civardaki en iyi kokteyl mekanlarından biri. Tabi biraz kendine has bir mekan. Şöyle ki, menüleri yok. Barmene damak zevkinizi, modunuzu ve nasıl bir kokteyl istediğinizi anlatarak sipariş veriyorsunuz. Bunun yanında o dönem taze olan içerikler, meyveden sebzeye kadar, ne ise sadece onları kullanıyorlar. Böylelikle her gittiğinizde farklı bir kokteyl deneyimi yaşamış oluyorsunuz. Rezervasyonsuz çalışıyorlar ama gözünüzde büyük bir yer canlanmasın. İçeride ve dışarıda oturma yeri oldukça az. Yer bulmak ise gittiğiniz saate ve biraz da şansınıza kalmış. Özel yapım kokteyl denemek isteyenler için tavsiyemdir. Bu arada bilmeyenler için; bisou Fransızca öpücük demek. ;) www.bar-bisou.fr

LE COMPTOIR GENERAL

Dekorasyon anlamında gördüğüm en kendine has mekanlardan biri desem sanırım abartmış olmam. Kanalın yakınlarında gizlenmiş bu mekana girebilmek için, bir apartmanın bahçesinden girip patikayı takip ediyorsunuz ve sonunda kocaman demir bir kapı sizi karşılıyor. Eğer şifreniz varsa (gecesine göre), içeri alındınız! Japon esintilerinin olduğu bir koridorla karşılanıyorsunuz. Devamında ise oryantal ve tropikal bir dekorasyon sizi bekliyor. İçeri girdiğiniz andan itibaren sıradan bir yerde olmadığınızı anlıyorsunuz. Civardaki en iyi kokteyllere sahip olmasa da seçkisi genel olarak güzel. Akşamları canlı müzikleri oluyor. Kokteyliniz eşliğinde kendinizi Paris’in dışında, tropikal bir yerde hissedebilirsiniz. Ama dikkat! Aradığınız o “parizyen” etkiyi burada bulamazsınız. www.lecomptoirgeneral.com