Kimyager Cansu Bilgin'e Doğal Cilt Bakım Ürünleri Hakkında Her Şeyi Sorduk

Cansu Bilgin

Cansu BilginKimyager

18 Haziran 2020
Kimyager Cansu Bilgin'e Doğal Cilt Bakım Ürünleri Hakkında Her Şeyi  Sorduk

Bugünkü konuğumuz  Kimyager Cansu Bilgin. Cansu Hanım aynı zamanda Tilia Skin Food markasının yaratıcısı ve sahibi. Kendisiyle doğal ve kimyasal ürünleri, doğru cilt bakımının nasıl yapılacağını ve Tilia'yı konuştuk. 

Cansu Bilgin kimdir? Bize kendinizden bahseder misiniz? 

Kimya Bölümü mezunuyum, analitik kimya anabilim dalında yüksek lisans yaptım. Anne olduktan sonra doğala yönlenmek istemem nedeniyle, 5 yıllık yöneticilik kariyerimi, aromatik yağlar ve aromaterapi üzerine çalışmalarımı hızlandırmak için sonlandırdım. Sevgili hocam Şaduman Karaca'dan 2 yıllık bir fitoterapi eğitimi aldım. Sonrasında da tüm enerjimi, hayalimi gerçekleştirmeye odakladım. 

Bilmeyenler için 'Fitoterapi nedir?' diye sormak istiyorum.

Fito bitki demek, terapi ise eşlik etmek demek. Bitkilerle eşlik etme, bitkilerin bize bir süreliğine eşlik etmesi olarak tanımlayabiliriz. Aynı zamanda “Fitoterapi, belirli kalite, güvenlik ve etkinlik standartlarına göre, hastalıkların veya yaralanmaların tedavisinde, hafifletilmesinde ve/veya önlenmesinde, bitkilerden ve bunlardan elde edilen preparatların bilime dayalı tıbbi kullanımıdır.” 

Tilia Skin Food nasıl doğdu? Tilia ne demek bu arada? 

Tilia, heyecan veren bir hayalin, uzun araştırmalar, eğitimler ve denemeler ile buluştuğu bir girişim. Önce kendim ve kızım için doğal ürün kullanma isteğim nedeniyle denemeler yapmaya başladım. Hazırladığım formüllerin yakın çevremde olumlu geri dönüşler almasıyla beraber konuyu daha profesyonel değerlendirmeye karar verdim ve Tilia doğdu. Şimdi Tilia ben ve yol arkadaşlarımla her gün yeni şeyler yapmayı hayal ettiğimiz bir marka. 

Tilia ıhlamurun Latincesi, ıhlamur gibi herkese şifa dağıtsın ve onlarda güzel bir rahiya bıraksın diye ☺ 

Neden bitkisel kozmetik kullanalım? 

Çünkü vücutta toksik ürün birikimine sebep olmazlar. Sentetik kimyasallarla sağlanan geçici temizlik ve güzellik hissini bitkisel kozmetik ürünlerde belki uzun vadede yakarlarsınız ama sonrasında vücutta biriken toksiklerin  yan etkileriyle uğraşmamış olursunuz.  

Son yıllarda yaşanan güzelleşme çılgınlığında botoks, dolgu gibi estetik müdahalelerin yanında kolajen hapları ve içecekleri şeklinde bir ürün çıktı. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu ürünleri? Benzer bir etkiyi bitkisel bir içerikle elde etmek mümkün olabilir mi? Bu konuda ne dersiniz? 

Kolajen hayvansal dokularda en fazla bulunan proteindir. Kemik, tendon, kıkırdakta bulunur. Basit anlamda bir yapıştırıcı görevindedir. Hayvansal proteinlerle benzer yapıda protein yapısına sahip olduğumuzdan vücutta sindirilip işlenmesi açısından daha çabuk etki edeceğini düşünüyorum. Dolasıyla bitkisel kolajenin aynı etkiyi yapmayacağı kanaatindeyim. Hazır ürünlerin etkinliği içeriğindeki kolajen miktarına göre değişebilir. 

Paraben, SLS, Aluminyum kozmetiklerimizde olmamalı diye içeriklerde kontrol ettiğimiz ürünlerdi. Yıllarca bir pazarlama öğesi olarak kullanılan ve tercih etmemiz gereken iyi bir şeymiş gibi gösterilen mineral yağlar da aynı vazelin gibi bir petrol ürünüymüş. Ben geçen sene öğrendim bunu. Bir kimyager olarak ne diyorsunuz bu duruma? Bir de bu maddelerin zararları göz ardı edilebilir oranda mı? Çünkü bu konuda değişik yaklaşımlar var, mesela parabenden değil, esas parabensiz üründen korkun diyenler var. Ne yapalım, hangisinden korkalım ? 

Her malzemenin özel değerlendirme kriterine göre dermal limitlerinin kontrolü ve güvenlik sınırları vardır. Bu oranlar  bazı sitelerde (PubChem gibi) var. Rafa girmiş ürünün uzun süre stabil kalması için böyle kimyasallara ihtiyaç olabiliyor. 

Aslında ürünün bitkisel olması işi güvenli hale getirmiyor, esansiyel yağların da dermal limitleri vardır. Bu limitler dışında fayda yerine zarar verir. Şifa da, zehir de dozdadır.  

Tüm bu kimyasal maddelerin vücudumuz üzerinde nasıl etkileri var? 

Vücutta birikmeleri nedeniyle zamanla çeşitli kanser türlerine sebep olabilirler. Endokrin sistem ve üreme sistemi bozukluklarına yol açabilirler. Ve bence en önemli etki, sistemlerin bozulması nedeniyle ruh sağlığının bozulmasıdır. 

Kimyasal maddelerle ruh sağlığı nasıl bozuluyor? Biraz açar mısınız?

Zararlı kimyasallar tüm sistemlerimizi etkiler. Bunlardan biri; iç salgı bezlerini içeren endokrin sistemdir. İç salgı bezleri üreme, büyüme, gelişme gibi hayati öneme sahip metabolizma olaylarının gerçekleşmesini sağlayan hormonları üretir ve salgılar. Hormonlar, vücudumuzdaki biyolojik olaylarla birlikte duygusal ve tepkisel davranışlarımızı, yani psikolojimizi de yönetir. Haliyle ruh sağlığımız da bu süreçten etkilenir.

Sizin ürünleriniz arasında da var sanırım, yağ bazlı temizleyici. Makyaj yapmadıysak yüzümüzü yıkamadan önce yine de yağla temizlemeli miyiz?  

Temizlik tamamen yağlarla yapılabilir. Makyaj yapmamış dahi olsanız yağla temizlemeyi tercih edebilirsiniz. Özellikle durulanabilir yağ temizleyiciler güzel sonuç verirler. 

Son zamanların bir diğer moda ürünü, misel suları da sormak istiyorum. Nedir, ne işe yarıyor misel su? Gerekli mi?  Kullanalım mı?

Nazik bir temizleyici, hem cildi kurutmuyor, hem makyaj temizliyor hem de durulanmaya ihtiyaç duyulmuyor. Süper ürün, hatta biz de düşündük yapmayı. Ama içine su giren her ürünün stabil kalabilmesi için koruyucu eklenmesi gerekiyor. Deneyen bir meslektaşım ürünü stabil tutamadığını söyledi, ben de deneyemedim. Ama raf ürünleri zaten bolca koruyucu içerdiğinden onlar bozulmuyor biliyorsunuz. İçindeki zararlı kimyasal riskini göze alan kullanabilir. 

Cildimizi neyle temizleyelim; yağ bazlı temizleyici, sabun, jel temizleyici, köpük? Hangisini seçmeliyiz veya hangisini ne zaman kullanalım? 

Temizlik algımız köpürte köpürte tüm cildi yağsız bırakan, kurutan ve aşındıran bir işlem olmaktan çıkmalı. Sadece yağ ile temizlik yapılabilir, hatta yağlı ciltler bile. Kimyanın en önemli kuralı benzer benzeri çözer ilkesidir. Yağlı bir cilt aslında sadece yağ ile temizlenebilir.  

Şuan yağ bazlı bir temizleyicimiz var ama temizlik sonrası sıcak su ile ıslatılmış havlu ile cildin tekrar durulanması gerekiyor. Yakında durulanabilir yağ temizleyicimiz çıkacak. O zaman böyle bir işleme de gerek kalmayacak. 

Benim favorim SABUN. Tabii ki emek verilip hakkıyla yapılan sabunlardan bahsediyorum. Soğuk işlemle sızma zeytinyağı ile yapılan, tepkime sonucu doğal olarak oluşan gliserinin uzaklaştırılmadığı, işlem sonrası 40 gün kuruma süresi olan, doğal sabunlar.  

Yüz temizleme jeli ürünümüz var ama o da sıvı kastil sabundan. Köpük konusunu hiç açmayacağım ☺ 

Güzel bir cilt için gerekli minimum bakım nedir? 

Zarif bir temizleyici 

Temizliğe yardımcı ve cildi nemlendirciye hazırlayan tonik  

Cilt tipinize göre doğru bir nemlendirici ya da serum 

Haftalık uygulanan maskeler, toz ya da evde hazırlanabilen ve taze uygulanan maskeler olabilir. 

Biraz daha bakım severseniz kuru ya da taze bitkilerin eşlik ettiği buhar banyoları 

Aylık rutinlerde hamam  

Bol su  

Ve keyifli bir ruh hali 

Harika bir formül oldu bu:) Peki nemlendirici seçerken nelere dikkat etmeliyiz? Bir sürü bilgi var şu anda ortada dolaşan, oklüzifler, hümektanlar, emolyanlar, cildin şöyleyse şu içerik olsun, hava böyleyse şunu sür, bunu sürme. Benim kafam karışıyor. Mesela sizin bal maskeniz bu 3 tipe de uygun gibi geliyor bana, sürekli onu sürmek istiyorum :)) Şaka bir yana, nasıl seçeceğiz cildimiz için en doğru nemlendiriciyi? 

Basit anlamda oklüzifler tıkayıcıdır, cilt üzerinde nemi hapsederler, shea butter gibi 

Hümektanlar nem çekicidir, gliserin, B5 vitamini gibi 

Emolyanlar yumuşatıcıdır, badem yağı gibi 

Çok derine inmeye gerek yok sizin için nemlendiricilerini kategorize eden Tilia var, her cilde göre doğru yağlarla hazırlanan nemlendiricilerimiz var.  

Bal maskesi kuru ciltlerin vazgeçemediği bir ürün oldu. Gerçekten etkileri çok şaşırtıcı.  

Bu arada benim kendimle ilgili bir gözlemim var. Bir ürünü sevdim diye sürekli kullanırsam cildim alışıyor o ürüne ve etkinliği azalıyor. Bu sebeple en az 2 ürünü rotasyonla kullanıyorum. Bir kimyager olarak ne dersiniz? Doğru olabilir mi, bana mı öyle geliyor? 

Bu durum herkeste farklılık gösterir. Ben en azından gündüz ve gece ürünün farklı olmasını tavsiye ederim. 

Mevsim değişirken kullandığımız ürünleri değiştirmek şart mı? 

Ben değiştirmiyorum, sadece güneş koruyucu fark edebilir, ben kışın kullanmıyorum çünkü, ama bazı ciltler lekelenmeye çok meyilli oluyor onlar kışın da koruyucu kullanıyor.  

Göz çevremizde sorun var diyelim, göz altı torbaları veya koyu halkalar. Dışardan kullandığımız kozmetiklerle bu sorunların yüzde kaçını çözebiliriz? Bildiğim kadarıyla başka pek çok unsur etkiliyor cildin durumunu. Siz nasıl bir göz çevresi bakımı önerirsiniz?  

Bir oran vermek çok zor. Hiç etki etmeyen de var, şaşırtıcı etki eden de. Dediğiniz gibi alt sebebi çok olduğu için işe yarar demek bile yanlış olur. Kozmetik ürünler sadece destekleyicidir.  Bizim ürünlerimiz arasında su bazlı ve tamamen yağ bazlı iki ürün var. Su bazlı Göz Serumu daha çok butona yatkın ciltler için nem versin ve yorgun görüntüyü azaltmaya yardımcı olsun diye. Göz Çevresi Balsamı ise daha çok kırışıklık ve yine yorgunluğu hedef alıyor. Serum üzerine balsam da uygulanabilir, yani iki ürün aynı anda. 

Genişlemiş gözeneklerle ilgili neler tavsiye edersiniz? Gözenek küçültücü tonikleriniz var ürün gamınızda ama sadece tonik sürmek değil sanıyorum ki çözümü. Genç ve olgun ciltlerde sorunun ele alınışı farklılık gösterir mi? Bildiğim kadarıyla olgun ciltlerde kolajenın azalması sorunu arttırıyor. Neler önerirsiniz? 

Gözenek küçülmesi diye bir şey yoktur aslında. Gözenek durumu genetiktir, sadece iyi temizlenirse küçük gibi görünür. Tamamen algı ile ilgili bir durum yani. Tonikler de temizlemeye destek olur. Gençlik dönemlerinde cilt daha fazla sebum ürettiğinden temizlik daha özenli yapılmalıdır ve haftalık maskeler 2 kere uygulanabilir. Olgun cilt içinse cildi nemli tutmak konusunda özenli olunmalı ve bakım yoğun serumlarla desteklenmeli. 

Serum dediniz de, Tilia ürünleri arasından iki ürününüz var; Yaşlanma Karşıtı Serum, Hücre Yenileyici Serum. Bu iki ürün arasındaki fark nedir?

İkisini de kırışılık ve leke hedefli formüle ettim aslında. Hücre yenileyici serumda bulunan tamanu yağı bazılarına ağır geldi. Fakat çoğu kişiden gelen geri bildirimler harikaydı. Yaşlanma karşıtı serum yine leke karşıtı ve kırışıklık önleyici yağlar içeriyor. 

Bitkisel eczane adını verdiğiniz bir ürün yelpazeniz var. Ağrı merhemi, egzama bakım seti, diş macunu, sinek kovucu, sarımsak-limon kürü, sirke. Pek çok ürün var bu bölümde ve gördüğüm kadarıyla düzenli olarak da yenileri ekleniyor. Bunların hepsi bitkisel ürünler değil mi? 

Evet tabi hepsi bitkisel. Zehirsiz ürün kullanmanın hafifliğini hissetmek için tasarlandı o kategori. Kendimiz ve ailemizde şifa bulduğumuz ve kadim bilgilerden formüle ettik. 

Cilt rahatsızlıkları vücutta anormal giden bir durumun dışa vurumudur ve altında birçok sebep yatabilir. Birçok cilt rahatsızlığının esas sebebi oto-immün sistemin zayıflaması ve vücudun asitlilik oranının artması olabilir ve cilt bu tepkiyi enflamasyon belirtileri, yani kızarıklık, şişlik, yangı şeklinde gösterir. Kronik durumlarda ise cilt dökülmesi şeklinde devam eder. Egzama ve sedef gibi rahatsızlıklar bir dışa vurumdur yani. Bu sebeple öncelikle beslenme ve spor gibi günlük rutinlerinizi değiştirmek, stres kaynağı olan durumları ortadan kaldırmak ya da mümkün olduğunca iyileştirmek üzere aksiyon almak ilk adım olmalı. Artmış enflamasyon durumlarında rahatlama sağlamak için ürünleri cilt yüzeyinde kullanmanız belirli bir rahatlama oluşmasına yardımcı olacaktır.

Diyelim ki yıllar içinde pek çok kimyasal içerikli ürün kullandık. Bu maddeler vücudumuzda birikti. Bu biriken maddelerden kurtulmak için ne yapmamız gerekir? Fitoterapinin önerebileceği uygulamalar var mı? 

Fitoterapik bir öneri tamamen kişiye özeldir ve yaşam hikayesi dinlenilmeden öneri sunulamaz. Ancak benim hep önerdiğim senede 2 kere detoks var. Ekim- Kasım gibi dolunay sonrası sarımsak-limon kürüne başlıyorum ve 21 gün boyunca aç karna her sabah içiyorum. Bu kür her anlamda ciddi bir temizlik yapar ve vücudu kışa hazırlar.  

Diğeri bahar dönemi deve dikeni yağı ile yine 21 gün aç karna 1 tatlı kaşığı kullanyorum, özellikle karaciğer temizliği için. 

Ayda 1 sauna ve diğer hamam ritüellerini öneriyorum. 

Geçtiğimiz nisan ayında ben de limon-sarımsak kürünü uyguladım. Etkisini sabahları dinç ve dinlenmiş uyanmak şeklinde gösterdi. Sonbaharda tekrar yapmayı planlıyordum, o zaman ekim ayını işaretliyoruz takvime detoks için :)

İlkbahar ve sonbahar detoks için uygun zamanlardır.

BB krem, highlighter, renkli dudak balmı ve bronz krem allık.. Tilia’nın makyaj malzemeleri yavaş yavaş çoğalıyor. Yenileri eklenecek mi bunlara? Ürünlerin kalıcılıkları nasıl? 

Tabii ki değişmeyen tek şey değişimdir. Tilia’da hep değişip gelişecek umarım. Bitkisel ürünleri tüm gün kalıcı kılmak mümkün değil, arada yenilemek gerekiyor.  

Bir kimyagere sormak istediğim bir sorum vardı. Normal kimyasal kozmetikler içinde yüzümüze sürdüğümüz en tehlikeli ürün ne?  

Ağır metal içeren renkli kozmetikler  

Erkek serisi için yeni ürünler var mı yolda?  

Güneş koruyucu, gözenek temizleyici tonik, tüm sabun çeşitleri, traş sonrası balsamı.. Bu ürünlerin tamamı koku ve içerik olarak erkeklerin kullanımına uygun. Sakal bakımı için bir ürün gelebilir. İstek ürün varsa değerlendiririz ☺ 

Ürünleriniz arasında saç şampuanı yok, saçımızı sabunla yıkıyoruz. Bebek serinizde de yok. Bebeklerin saçını da sabunla mı yıkayalım? Narin kafa derilerini kurutmaz mı sabun? 

Bebek ürünlerimiz var aslında, Bebek Bakım Yağı, Aynısefa Merhemi, Ihlamur Suyu, Keçi Sütü Sabun. Daha da eklemeyi düşünüyoruz.  

Sabunlarımız tamamen soğuk sıkım sızma zeytinyağından, kurutma olmaz. Sadece alışma süresi var,  onu kolaylaştırmak için de Saç Toniği ürününü yaptık. 

Son bir sorum var. Bugün sahip olduğunuz bilgi ve tecrübe ile 8 yaşında bir çocuk olsanız nasıl bir dünya hayal ederdiniz? Hayalinizdeki o dünyanın sahip olacağı minimum 3 özellik ne olurdu? 

Farklılıklara saygı duyulan 

Merhamet duygusunun yüksek olduğu 

Doğa konusunda duyarlı olan ve bu konuda aksiyon alan insanlar olmak

Harika değerler bunlar. Umalım ki insanlık bu özellik ve değerleri kendi içinde çoğaltabilsin.

Çok teşekkür ediyoruz, çok değerli bilgiler edindik sizden :) Tilia'yı merak edenler buraya Tilia Skin Food tıklayabilirler.