20 Ekim Koç Dolunayı

20 Ekim Koç Dolunayı

20 Ekim günü akşam saatlerinde Koç burcunun son derecelerinde bir Dolunay gerçekleşiyor. Dolunayın genel havasına Dolunaydan iki gün önce Mars ve Jüpiter arasındaki üçgen açı imzasını atıyor diyebiliriz. Nasıl bir enerji olacak beraber bakalım. Başarmak için hırslı hissederken kendimize olan inancımız artacaktır. İyimser tavrımız şansı ve güzel fırsatları kendimize çekmemize sebep olur. Planlarımızı başarılı şekilde hayata geçirebiliriz. Öğrenciler kendilerini motive hissedecekler. Sosyalleştiğimiz ortamlardan keyif alabiliriz.  Başarma yolundaki en önemli adımımız risk alıp hareket etmek olacaktır. Yeni projelere başlamak için plan, program yapma zamanı. Dolunayın Koçta olduğunu göz önünde bulundurup gereğinden daha aceleci davranma ihtimalini göz ardı etmemek gerekir. İş ortaklıkları  gündemde olabilir.

Etkisini güçlü şekilde hissedeceğimiz bir diğer transit ise Dolunaydan iki gün sonra gerçekleşecek Mars Pluto karesi. Neler getirir? Fiziksel gücümüzde belirgin bir artış hissederiz. Bağımsızlaşmak arzusu bu kare ve Dolunayın tek başına hareket etmeyi seven Koç burcunda gerçekleşmesi nedeniyle yüksek olacaktır. Uğrunda savaşacak bir konumuz varsa bunun için yüksek motivasyonumuz olacaktır. Negatif anlamda ise güç savaşları söz konusu olabilir. Yine aynı şekilde Dolunayın Koç Terazi aksında gerçekleşmesi nedeniyle ben sen kavgaları gündemimizi oluşturabilir. Kontrolü ele geçirme, elde tutma arzusu yüksek olacaktır. Düşünmeden yaptığımız hareketler bizi pek çok yönden tehlikeye sokabilir. Öfkeli tavırlar sergilememiz mümkün. Planlarımızda beklenmedik değişiklikler olabilir. Bazılarımız için kazalar söz konusu olurken, bazılarımız aldatma konularının içinde bulabiliriz kendimizi. Gizlice planlar yapmak ve uygulamak için güçlü bir itilim duymak da olasılıklar arasında. Bu etkinin bir kaç gün süreceğini hatırlatıp kendimizi herhangi riskli veya sonrasında üzüleceğimiz bir duruma sokmamak için farkındalıkla hareket edebilmek gerektiğini eklemeliyim. Enerjimizi güzel işler için kullanmakta, yaratıcılığımızı ortaya koymakta fayda var. Sonuçları daha sonra yüzümüzü güldürecektir. Mars Pluto transitleri güç ve kontrol ile ilgilidir. Burdaki açı kare olduğundan bu konularda sorunlarla karşılaşabiliriz. En basitinden birinin bize ne yapmamız gerektiğini söylemesi sinirimizi kolaylıkla zıplatabilir. Veya durumu, insanları kontrol etmek isteyen bizsek bu iş için çok çaba sarfetmemiz gerekebilir. Ya da kimseyle bir derdimiz olmayıp tek derdimiz kendimizledir ve kafamıza koyduğumuzu başarmak için çok çalışabiliriz, bu da kendimizi tükenmiş hissetmemize sebep olur. Ancak söylemeliyim ki aldığımız sonuç çabamıza değecektir. Kare olmasına rağmen ya da kare olduğu için bu transit pozitif çabayı destekler, aklınızda olsun.

Bazılarımız için de şöyle bir enerji çalıştırabilir; uzun zamandır yapmayı planladığımız ama cesaretimizi toplayamadığımız bir aksiyon vardır. Hatta artık yapmaya ikna olmuş ve hareket için bir son tarih de koymuşuzdur ama o tarihi sürekli öteleme eğilimine girip öteledikçe de içimizde yükselen bir korku hissedebiliriz. Erteleme canım kardeşim. Koymuşsun hedefi, yüzde seksen hazırlandıysan yap, geriye kalan yüzde yirmilik bölümü sonra tamamlarsın. Millet yüzde yirmi ile yola çıkıp neler yapıyor, di mi?

Bu Dolunayla ilgili önemli bir diğer konu ise para konularında gücün karanlık yönüyle sınanma ihtimalimiz. Para için yalan söyler miyiz, başkalarını kandırmaya yeltenir miyiz, bizim olmayana el uzatır mıyız gibi bir sınanma söz konusu olabilir. Gökyüzünden bu tip bir etki gelirken şu uyarıyı yapmak gereği duyuyorum; bazen sorulmadığı için gerçeği söylememenin yalan söylemek olmadığına ikna etmek isteriz ya kendimizi bu Dolunayda ikna etmeyin. Gerçeğin saklanmasına yardım etmek de yalan söylemektir. Dolunayda ve takip eden günlerde para konularında söylenmiş yalanlara, dönen dolaplara şahit olabiliriz. Bunun boyutunun ne olacağını kestiremiyorum ama basına yansırsa skandal boyutunda haberler de duyabiliriz. Bazılarımız ait olduğumuz sosyal dernekler, arkadaş grupları içindeki sahte, ikiyüzlü insanların farkına varacağız. Özellikle bu tip insanların bizden çıkarları olduğu için bize iyi görünmeye çalıştıklarını, ancak arkamızı döndüğümüzde kuyumuzu kazdıklarını gözümüzle görüp kulağımızla duyabiliriz. Bu tip insanların damarına basılması halinde savaş açmaktan çekinmeyecekleri bir gökyüzü hakim. Ortaklıklarımıza, iş yaptığımız partnerlere saldırıldığına şahit olabiliriz.

Gelelim ilişkiler konusuna, geçen ay olduğu gibi bu ay da ilişkiler en sıcak gündemlerimizden biri olacak gibi görünüyor. Dolunay ilişkilerimizi mercek altına alma ihtiyacımızı arttıracak. İlişki denince sadece romantik ilişkileri düşünmeyin, her türlü ilişki gündemde.

İlişkiler kapsamında ben ve sen konuları en önemli başlığımız olacak. 'Ben ve sen' her ilişkide, tarafların o güne kadar sergilediği edimlerine göre yaşanacak. Bazılarımız hep ben demiş, sen demeyi hiç akıl etmemiş olabiliriz. Bazılarımız hep sen demiş ama ben diyememiş olabiliriz. Bazılarımız ise sen demişizdir ama hep içimizden.. Yani karşımızdaki insanın ne onu ne kadar sevdiğimizden haberi vardır, ne de onun için ölüp bittiğimizden. Boşuna dememişler, fazla naz aşık usandırır diye. Tabi bu arada sen’i içimizden söyleme nedenimiz de önemli; nazdan mı cidden, karşımızdakini şımartmamak için mi, sevgiyi ifade etmeyi acizlik olarak görmemizden mi, kendi değersizlik duygumuzdan mı? Arkasında ne olduğuna bakmakta fayda var. Yoksa sorun yaşamaya devam edeceğimiz gün gibi ortada. Kim bilir giden gitti ya da ilişki onarılması zor derecede zarar gördü belki de.. Olaya negatif bir çerçeveden yaklaşıp ilişkideki sorunlar için hep karşımızdakini veya hep kendimizi suçlamış da olabiliriz. Bir ilişkide sorunun iki tane sahibi vardır. Ne tek başına kendimiz, ne de tek başına partnerimiz suçludur.

Bu ben-sen konularında yaşayacağımız bir diğer aydınlanma da ilişkide taktığımız maskeler konusunda olacaktır. Kendimizin veya karşımızdakinin maskelerini görüp uyanmamız mümkün. Mesela karşımızdaki insan bizim iyiliğimizi düşündüğüne inanmamızı sağlamış olabilir ve bu Dolunayda bunca zaman bir yalana inandığımıza ayılabiliriz. Ya da biz eşimizi bir yalana inandıran tarafsak, eşimiz gerçeklerin farkına varabilir. Aldatmalar ortaya çıkabilir. İlla çok büyük olaylara gerek de yok, en basitinden ilişkide partnerimizin bazı konularda bizi görmezden geldiğinin de farkına varabiliriz. Gerçi bu sonuncusu da büyük bir sorun aslında. Sonuç olarak sorun her neyse tarafların uzlaşmaya çalıştığı, ego çatışmalarının yaşandığı, taraflardan birinin diğerine söz geçirmeye çalıştığı bir Dolunay bizleri bekliyor. Uzlaşmayı başaranlar, isteklerinden ödün dahi vermiş olsalar elde ettikleri sonuçtan memnuniyet ve gurur duyacaklar. Buna da karşılarında kendileri kadar güçlü bir partner olmasından duydukları haz duygusu neden olacak ya da Koçun her kaybın içinde bir zafer görmek istemesinden de diyebiliriz.  Uzlaşamayanlar da mutsuz, huzursuz çatışmalarına bir müddet daha devam edebilirler veya tatmin etmeyen ilişkilerini bitirmeyi seçebilirler. İçsel olarak dönüşmek, korkularımızla yüzleşmek ve üstesinden gelmek için güzel ve destekleyen açıların olduğu bir Dolunay enerjisi var. Gökyüzünde, Güneş Terazi burcundan çıkmadan ilişki sorunlarımızı çözebilmemiz için diğer bütün sorunlarımızın sesi kısılmış gibi görünüyor. Bu destekle elimizden geleni yapmak güzel sonuçlar yaratır. Ufak tefek ya da büyük ne sorunumuz varsa Terazide çözeceğiz ki Güneş Akrebe geçtiğinde derinleşebilelim. Bu amaçla hemen her ilişkinin tarafları kendini değerlendirmeye alacak gibi görünüyor. Gündemimizi ilişkilerimiz konusunda yapılacak ince ayarlar meşgul edecektir. Mesela pek çok insan koşulsuz sevilmenin özlemini duyar, koşulsuz sevilmenin peşinden koşar. Bu kavramı kovalayanların kendilerine sorması gereken önemli bir soru vardır, ‘Sen kendini koşulsuz sevebiliyor musun?’ Sorunun cevabı ‘Beni önce sen sev’ değildir. Kim bilir, karşımızdaki insan bizi koşulsuz seven bir insan da olabilir. Unutmayalım ki koşulsuz seven insan, kendini de koşulsuz sever ve ilişkide haksız hareketlerle karşılaştığında arkasını dönüp gitmekte bir sorun görmez, uzaktan koşulsuz sevmesine devam eder.

Merkür retrosunda eski ilişkilerin tekrar başladığına sıklıkla şahit oluruz. Bu senenin son Merkür retrosunun sonuna denk gelen bu Dolunay da tarafların kendi içlerine dönerek gerekli sorgulamaları yapmasına imkan vermiş ve uzun süre devam etmiş ayrılıkların sonlanması için uygun enerjileri barındıran yerleşimler içeriyor. Ayrılık konusunda diğerini kırmış, üzmüş, daha fazla hatası olan tarafsanız kolay bir barışma beklemeyin. Yani onun her gün gittiğini bildiğiniz bir kafeye günde beş kere girip çıkarak karşılaşacağınıza inanacak kadar saf olmayın. Karşınızdaki gerçekten kırıldıysa tahmin edilebilir pek çok alışkanlığını terketmiş olabilir, şehir bile değiştirmiş olabilir. Koç Dolunayında gökyüzü, istediklerimizi elde edebilmek için bir Koç gibi davranıp dibini görmediğimiz kuyuya atlama cesareti göstermemizi söylüyor.

Hayatlarımızla ilgili her konuda gereken zamanda, gereken adımı atabilmek mutluluğun en önemli anahtarıdır. Bu Dolunayın da mutluluk sebebi olacak pek çok bitiş ve yeni başlangıçlara gebe olduğunu bilelim.

Sevgi ve mutlulukla kalın..