8 Ağustos Aslan Yeni Ayı

8 Ağustos Aslan Yeni Ayı

8 Ağustos günü akşamüstü saatlerinde önemli bir Yeni Ay gerçekleşiyor. Bu Yeni Ay hakkında 'Hayatımıza şahane olaylar getirecek, sonrasında hayatımız güllük gülistanlık olacak' demeyi çok isterdim, ancak maalesef. Yine de şunu söyleyebilirim; 'Ne kadar ekmek, o kadar köfte, hem de her burç için.' Yani hayattan beklentimiz her neyse, o yolda çaba harcarsak mutlaka ki sonuç alacağımız bir göksel yerleşim hakim. Yani iş istiyorsak çalışmaya istekli olacağız, sağlık istiyorsak çaba göstermeye, yediğimize-içtiğimize dikkat etmeye, egzersiz yapmaya istekli olacağız, evliliğimiz iyi gitsin, eşimizle ilişkimiz iyi olsun istiyorsak iletişimimizi iyileştirmeye, anlamaya, empati kurmaya, fedakarlık yapmaya istekli olacağız, bekarsak ve hayatımızın aşkını arıyorsak önce kendimizi sevmeye, önce kendimizi kabul etmeye istekli olacağız. Özellikle instagram üzerinden çok fazla bekar insandan mesaj alıyorum. 'Sevgilim geri döner mi bu ay, şu burca aşk var mı?' Mesele sevgilinin geri dönmesi veya bu ay aşk olup olmaması değil. Sevgilin de geri döner, aşk da olur, evlenirsin bile.. Mesele sen kendini tam hissediyor musun? Hayatında kimse yokken mutlu olabiliyor musun? İlla seni tamamlayacak birine ihtiyacın yok. Bu hayattaki amacını buldun mu? Kendi başına mutlu olmayı beceremiyorsan hayatına birinin girmesi sadece ve sadece iki kişilik bir mutsuzluğa sebep olur. Bu Yeni Ay, hayattan beklentimiz her neyse o yönde çaba harcayıp harekete geçmemizi söylüyor hepimize. 

Ay Uranüs karesi, bazılarımız için ani taşınma getirebilir veya evde bazı tadilat ya da ufak tefek eşya, dekorasyon değiştirmek gibi bir harekete neden olabilir. Bize iyi gelmeyen kadınları hayatımızdan çıkarabiliriz. Astrolojiye ilgi duyabilir, bu konuda edindiğimiz yeni bilgilerle küçük aydınlanmalar yaşayabiliriz. Bazılarımız ani şekilde ünlenebilir. Bu karenin negatif etkileri çerçevesinde taşınırken aksilik ve zorluklarla karşılaşabiliriz, evde suyla, su tesisatıyla ilgili sorunlar yaşayabiliriz, çocuklar asi tavırlar sergileyebilir, evdeki yardımcılarımız, bakıcılarımız aniden işi bırakabilir, bazı ünlülerin kötü olaylarla gündem olması söz konusu olabilir.

Güneş Uranüs karesi, 1-2 günlük etki alanı olan bu kare hayatlarımızda önemli başlangıçları tetikleyebilir. Kare açı, Yeni aydan iki gün önce yani 6 Ağustosta gerçekleşiyor. Enerji veren, harekete geçiren bir etki söz konusu. Bazılarımız için genel bir değişimin başlangıcı olabilir. Negatif anlamda ise planlarımızın beklediğimiz gibi yürümemesi, karmaşık bazı olaylar, içsel bir huzursuzluk, sinirli, gergin bir ruh hali, ilişkilerde gerginlik, elektronik aletlerle ilgili ufak tefek bozukluklar söz konusu olabilir.  Bu dönemde açık fikirli olmamız işimize yarayacaktır. Hayatımızı ilgilendiren pek çok konu belirsiz bir enerji alanına geçmiş olabilir. Gerçek değişimi yaratacak adımlar atma konusunda korku duyuyor olma ihtimalimiz var. Bu korkunun yarattığı gerginliği gideremezsek ayarsız tepkiler verme, hatta fevri hareketlerle kazaya davetiye çıkarma ihtimalimiz var. Hayat bizi değişim için zorluyorsa olduğumuz yerde kalmak için ısrar etmemizin, normal hayatımızı sürdürmeye çalışmanın bir faydasını görmeyeceğiz. Artan gerginlikle kendimizi sürekli aksi durumların ortasında bulma ihtimalimiz yüksek. Bu transitle baş etmenin en iyi yolu yapılması gereken değişiklikler konusunda proaktif olmak ve harekete geçmek olacaktır. 'Huzursuz ve gerginim. Hayatımda değişime mi ihtiyacım var yani?' diyorsanız hayatınızda tıkanmış, akmayan enerjileri fark etmeye, sürekli kargaşa ve dramla uğraşmak durumunda kalıyorsanız oturup buna neyin sebep olduğunu düşünmeye ihtiyaç olabilir. Görünürde hayatımızda büyük sorunlar olmayabilir. Mesela düşük özgüven sorununu ele almak, kötü alışkanlıklar ve bağımlılıklar konusunda harekete geçmek için harika bir zaman dilimi. Kötü alışkanlık denince akla öncelikli olarak sigara, alkol, uyuşturucu gelir.  Bunların yanı sıra kumara, sekse, alış-verişe, internete, bilgisayar oyunlarına, aşırı yemeye karşı bağımlılık geliştirmiş, bunları gündelik hayatımızın olağan parçası olarak görüp aşırıya kaçtığımızın, yani bağımlı olduğumuzun farkında bile olmayabiliriz. Bu tip bir sorunumuz varsa bırakmak amacıyla harekete geçmek, yardım aramak için uygun enerjiler mevcut.

Venüs Neptün karşıtlığı; pozitif anlamda çok hassas tabiatlı insanlarla karşılaşmak, partnerimizin bize çok hassas, sevgi dolu ve incelikli davranması, partnerimize veya diğer yakın olduğumuz insanlara çok empatik olmamız, artmış sezgiler, eğer bekarsak çok hassas ve incelikli biriyle tanışmak söz konusu olabilir. Negatif olarak ise biri yüzünden kafamız karışmış hissedebiliriz veya biri hakkında hislerimizi tanımlayamıyor olabiliriz, partnerimiz yalan söylüyor veya sözünde durmuyor olabilir, işle ilgili konuşmalarda, pazarlıklarda yanlış anlamalar söz konusu olabilir, biri para konusunda bize yalan söylüyor olabilir. Dikkatli olmak iyi olacaktır.

Mars ve Ay düğümleri arasındaki kare açı, diğerleriyle aramızda güç savaşlarına sebep olabilir. Özgüvensizliğimiz nedeniyle sezgilerimizle olan bağlantımız kesilebilir ve gidilmesi gereken yön konusunda kafamız karışabilir. Bu da hayattan alacağımız haz ve mutluluğun yanında başarı oranımızı da düşürür. Bu kare açı ile baş edebilmenin yolu sabır, evrenin rehberliğine açık olmak ve içsesimizi duyabilmekten geçer. Esas sorun ilahi rehberliği duyabilmekle ilgili olabilir; özümüz rehberliği net şekilde duyarken, egomuz ve korkularımız bizi sürekli aksini yapmaya yönlendiriyor olabilir. Merkezlenmek, kalbimizin sesini dinlemeye açık olmak, egomuzun statükocu isteklerine direnmek işimize yarayacaktır. Ayrıca diğer insanlarla rekabet içinde olmak zarar verir.

Kuzey Ay Düğümü ile Satürn arasındaki üçgen, hayatımızdaki bazı blokajların, tıkanmaların çözümlenip ortadan kalkacağına işaret ediyor. Ama bunun için neye ihtiyaç var? Tabii ki biraz bilgeliğe. Bu bilgelik, dışardan yaşça bizden büyük birinden gelebilir veya bizden büyük birilerinin hayatlarına bakıp kendimiz için çıkarımda bulunabiliriz. Sonuç olarak kendi hayatlarımızın sorumluluğunu almayı seçebiliriz, yaptıklarımız veya yapmadıklarımız için hesap vermek zorunda olmadığımızı göz önünde bulundurarak bazı alışılmadık kararlar alıp uygulamaya koyabiliriz. Bazılarımız bugüne kadar bilgeliği; akışa güvenmek, birşeyin olması gerekiyorsa olacağına inanmakla karıştırmış olabilir. Hemen bu noktada köyünü sel bastığında evinin damına çıkıp Allah'a onu kurtarması için dua eden adamın hikayesini hatırlatmak isterim. Adam can simidiyle gelen adamı, kayıkla gelen bir diğer adamı, en sonunda da helikopteri 'Allah beni kurtaracak' diyerek reddetmiş ve yükselen sel sularına kapılıp ölmüştür. Öbür tarafa gittiğinde Allah'a 'Ben sana güvendim ama sen beni kurtarmadın' diyerek çıkışmıştır. Allah da 'Can simidiyle gelen adamı, kayıkla gelen adamı, en sonunda helikopteri sana kim gönderdi sanıyorsun acaba' diye cevap vermiş. Yani istediğimiz şeyin kaderimizde varsa gökten zembille kucağımıza ineceğini beklemenin sonuç vermeyeceğini anlamak ve harekete geçmek gerekiyor. Yaradanın gönderdiği can simidini, sandalı ve helikopteri kaçırdıysak şimdi sel sularında kulaç atma zamanı.

Neptün Pluto altmışlığı, hazır olanlarımız için arzu ettikleri yaşamı yaratmaya yetecek güçte olduklarını gösterecek bir transit. Esas olan gücüne inanmak. Gücüne inananlar, Ferhat gibi dağları delebileceklerine şahit olacaklar. Bütün mesele istek, arzu, fikir, güç hepsini aynı kaba koymak. Aklımızdakini konuşmaktan çekinmeyeceğimiz, bazı şeylerin değişmesi için çaba göstereceğimiz bir dönem olduğunu söylemek mümkün. Değişikliğe hazır olmayanlar ise altmışlık açının etkisiyle hayatı her yönden sorgularken bulabilirler kendilerini.

Pluto Venüs üçgeni, duygusal olarak kolay heyecanlanmamıza sebep olacak bir dönemi işaret ediyor. Birine veya hayatın geneline karşı duygularımızın derinleşmesi söz konusu. Bekarlar bu transitin etkisiyle çok daha çekici görünürken, mevcut ilişkilerde tarafların farklı bir çekim alanına girmeleri söz konusu. Saçınızı boyatmak, şeklini değiştirmek, gardrobunuza yeni parçalar eklemek için harika bir dönem.  Duygusal dünyamızı gözden geçirmek için de uygun zamanlar. Duygularımızı gözden geçirmek hayatlarımızı yeniden düzenleme enerjilerini harekete geçirecektir. Hayattan ne bekliyoruz, ne olursa mutlu hissederiz? İşin içinde pluto olunca, bu transitin yaradılış olarak duygusal olmayan, daha soğuk görünen kişiler üzerinde daha etkili olacağını söylemek mümkün. Bu kişiler, kendilerini olaylara duygusal reaksiyonlar verirken bulabilirler. Bu durumdan korkmamalarını, kaçmamalarını tavsiye edebiliriz. Ayrıca karşı cinsin ilgisinden darlanacak kadar ilgi çekmek mümkün. İşin içinde Venüs ve Pluto olunca maceralı bir dönem olacağını söylemek yanlış olmaz.

Yeni Ayı takip eden günlerde gerçekleşecek olan Merkür Jüpiter karşıtlığının etkileri de çoktan hissedilir duruma geldi. Bu karşıtlık pozitif olarak fikirlerin rahatça akmasına imkan verirken, zihinsel düzlemde yaratıcı bir süreci işaret ediyor. Uzun vadeli plan ve programlar yapmak için harika bir zaman. Negatif olarak da abartıya kaçmamıza, pireyi deve yapma eğilimine girmemize, detaylara dikkate etmememize, aşırı iyimserlikle düşünmeden hareket etmeye, biraz kibire sebep olabilir. Neyse ki etkisi fazla uzun sürmeyen  bir transit. Bu süre içinde dikkat etmemiz gereken konu, özgüven genleşmesiyle yanlış yargılara varmaktan kaçınmak gerekiyor. Aynı şekilde tutamayacağımız sözler vermemeye dikkat etmekte fayda var. Ana konumuz her neyse, konuyla ilgili kişilerle karşılıklı fikir alış-verişinin kolay ve yararlı olacağını söyleyebiliriz.

Saturn Güneş karşıtlığı, ayın başında gerçekleşen bu karşıtlığın etkileri Yeni Ay döneminde halen hissedilir durumda olacak. Bu karşıtlık da hayatımızı mercek altına almamızı isteyen bir transit. Satürn istediğimiz hayatı yaşayabilmek yolunda hayatımızda hangi değişiklikleri yapmamız gerektiğini işaret ediyor. Başkalarının bizi görmediği hissine kapılabiliriz, hayat biraz zor gelebilir. Otoritemizin biri veya bir grup insan tarafından sarsılması, meydan okunması söz konusu. Hayatımızın pek çok alanında karşıtlık ve engellenme enerjisini tecrübe edebiliriz. Otorite konumunda insanlar, kişisel ve kariyer anlamında gelişimimizi etkileyebilir. Yakın çevremizde birilerinin hayatındaki değişimlerden etkilenmek mümkün. Bize duyulan ihtiyaç artabilir. Çevremizdeki insanlar için sorumluluk almak gerekebilir.  Özel yaşamda veya iş yaşamında yakın ilişkilerin test edildiği bir dönem olabilir.  Özgürlükle ilgili sıkıntılı durumlar söz konusu. Şu dönemde olan tüm olayların 15 sene önceki Satürn Güneş kavuşumu ile ilgili olabileceğini düşünün. 2006'da hayatınızda neler oluyordu? Satürn Güneş karşıtlığı sırasında geçmişten bir kişi veya olay karşınıza çıkıp olayları gözden geçirmenize sebep olabilir. Satürn, karma ve dersimizi öğrenmemizle ilgilidir. Güneşe karşıtlık yaptığında ahlaki ve maddi borçlarımızı ödememizi ister, böylece yeni bir başlangıç yapmak mümkün olabilir. Bu karşıtlıktan bütün burçlar payını alırken içinde bulunduğumuz günler özellikle burcu Aslan olanları oturup düşünmeye sevkediyor.  Bu transitin etkisi 1-3 ay ile 2-2 buçuk yıl kadar sürebiliyor. 

Borç demişken bunlar başkalarına olabileceği gibi kendimize de olabilir. Hakkımızı savunmadığımız, bizim olana sahip çıkmadığımız her seferinde kendimize borçlanırız. Satürn Güneş karşıtlığında etkin bir karakter hayatımıza girer ve bize fayda sağlayacak olaylara sebebiyet verir, ancak karşılığında özgürlüğümüz kısıtlanır. Bu dönemde kalp, kemikler, dişler hassas ve zayıftır. Dikkat etmekte fayda var. Ayrıca ilişkilerin yenileneceği etkiler hakim. Bazıları yıkılırken, bazıları temel sağlamlaştıracak olabilir.

Saturn Ay karşıtlığı, duygusal anlamda güvende hissetmediğimiz günlerden geçiyor olabiliriz. Geçmiş ilişkilere göz gezdirmek ve neyin neden olduğunu anlamaya çalışmak, geçmişten yakın bir arkadaşla tekrar karşılaşmak, annenizin veya başka bir yakının bakımı ile yakından ilgilenmek, otorite figürleri ile gergin ilişkiler, aile ile ilgili konular öncelik haline geliyor. Bütün yakın ilişkiler gözden geçirilip duygusal bağlar değerlendiriliyor. Bu transit, 28-30 yılda bir gerçekleşir, etkileri 1-3 ay ile 2-2 buçuk yıl kadar sürer. Yine Satürnün karma ile ilgisinden ve bizi düşünmeye sevk etmesinden bahsedebiliriz. Bu karşıtlık sırasında geçmiş hataların sonuçları ile yüzleşmek söz konusudur.  Pembe gözlükler çıkarılır ve gerçeklerle yüzleşilir ve sorun yaratan olay her ne ise sonlandırılır. Biz bunu kendimiz yapmaya istekli değilsek Satürn devreye girer ve bizi gerçeği görmeye ve harekete geçmeye zorlar. Eğer geçmişte birilerinin zarar görmesine sebep olduysak aynısı hatta misliyle başımıza gelecektir. Şaşırmamak lazım. Karmik ilişkiler, geçmişte çözüme ulaşmamış ilişkiler tekrar karşımıza çıkar. Satürn Ay karşıtlığı yeme içme konularında düzenlemeye gitmemizin mesajını verir. Düzenleme yapmazsak kronik hastalıklar kaçınılmazdır. Bu transit ile ilgili söylenecek en iyi şey; hoşumuza gitmeyen bir durumla da karşılaşsak gereksiz duygusallığa girmeden durumu düzeltme şansımız vardır. Değişimden hoşlanmasak da kaçamayacağımız bir dönemdeyiz. Mesele değişimin içinde hoşumuza gitmeyen kısımlar için 'Ben bunu sevmedim, şöyle yapacağım' diyebilmek. Haziran ortasında gerçekleşen Satürn Uranüs karesinin etkileri halen hissediliyor. Bu iki yavaş hareket eden gezegen arasında son kare açı Aralık ayında gerçekleşecek. 2021 içinde gerçekleşen üç kare açı ile hepimiz yavaş yavaş değişmeye devam edeceğiz.

Ağustos Yeni ayının astrolojik etkilerini kısaca özetlemek gerekirse; gökyüzü hala aynı şeyi yani değişimin gerekliliğini söylüyor. Eskinin yıkılacağının yerine yeninin geleceğinin sinyallerini veriyor. Bizlere verilen mesaj, genel tabloyu görmemiz ve hayatımızla ilgili yönetimi ele alıp harekete geçmemiz yönünde.  Eğer yaşam enerjimizi yanlış alanlara kullanıyorsak ağır derslerle birşeyler öğreneceğimiz bir dönem söz konusu olabilir. Geçmişte kalbini kırdığımız insanlardan özür dilemek için daha fazla oyalanmak ileride pişman olmamıza sebebiyet verebilir. Özellikle Aslan Yeni Ayı kalplerimizi temizleyip kıble yapabilmemizi salık veriyor, böylelikle iyilikle kötülük arasındaki farkı ayırdedip ne yapacağımıza karar verebiliriz. Edmund Burke'nin çok anlamlı bir sözü vardır;  'Kötülerin kazanması için iyilerin seyirci kalması yeterlidir' der. 

Bir de buraya kadar okuyanlar için eklemek istediğim son bir bilgi var. Placidus sistemine göre İstanbul merkezli çıkardığımız Yeni ay haritasında Kova ve Aslan burçları kıstırılmış durumda. Kova burcunun bireyselliği, toplum yararına olanı, geleceği temsil ettiğini belirtip gerçekleşen sıkışma etkisiyle kitlesel bir aydınlanmanın mümkün olabileceğini söylemek mümkün. Bu Yeni Ayın etkisiyle çok daha geniş kitleler istedikleri hayat için ne yapmaya ihtiyaç duyduklarını fark edebilirler.

Sönmek bilmeyen yangınlar hepimizin sinirlerini fazlasıyla gerdi, çoğumuz geceleri uyumuyoruz. Yazı günlerdir hazır, elim gidip yayına açamıyorum. Sanırım bu satırları eklemek istiyormuşum. Ormanlardan nasıl buraya geldiğimi irdelemeden makro düzlemde düşünüp algılamaya çalışmanızı rica edeceğim sizlerden. Aylardır 'değişim, değişim' diyorum. İşte o değişim zorunlu artık. Hazırsan at adımını, küçük küçük ilerle, değilsen ve hayatında yürümeyen birşeyler olduğunu biliyorsan 'Ben neyi değiştirmeliyim?' diye kendine sor. 'Değişmesi gereken şeyler benim dışımda' deme. Kim bilir sen böyle olduğun için dışındaki de öyle olabilir. Değişimin büyüğü küçüğü olmaz. Çok uzun yıllardır değişime direniyorsan, yürümeyen bir düzen içinde uzun süre kapalı kalmakla kendi kendini travmatize etmiş olabilirsin. Uzun süre kurban pozisyonunda kalmakla kendini kurban olduğuna inandırmış olabilirsin. Değilsin ve herkes değişebilir. Çok korkuyorsan yavaş yavaş değiş ama vazgeçmeden, kendine bir plan belirle ve sürekli olarak ilerle. Önüne bir boş kağıt al ve bu hayattan beklentilerini yaz. Beklentilerinin önündeki engelleri yaz. Engelleri ortadan kaldırmak için neler yapabileceğini yaz. Beklentilerini gerçekleştirmek için neler yapabileceğini yaz ve hemen şimdi tüm bunları uygulamaya koy. Ve ne var biliyor musun? Bizim esas meselemiz ayrışmak, birleşmemek. Ötekileştirerek, ötekileştirilerek bugünlere geldik çok şükür. Orman yangınları, hayvan katliamları, kadın cinayetleri bitmiyor. Biz kafamızın içinde sürekli birilerini yargıladığımız, onun kötü, bizim iyi olduğumuza kendimizi inandırmaya çalıştığımız sürece kötülük bitmeyecek. Değişmeye önce kafamızın içinde, hanemizde başlayacağız, sonra o mahalle baskısını yapan mahalle değişecek, çevre değişecek, memleket değişecek. Kadın, erkek ayrımı kalkacak, zengin, fakir ayrımı kalkacak. Hepimizin insan olduğu gerçeğini o zaman kavrayacağız. O zaman bir insana, kurda, kuşa, böceğe, ağaca değer vermenin, onların kıymetini bilmenin de bir kültür olduğunu hatırlayacağız. 'Hatırlayacağız' diyorum, çünkü bizim köklerimiz Anadolu'da. Ben demeden önce sen diyebilen bir kültürün çocuklarıyız biz, insana, doğaya değer veren bir anlayışın, ayrıştırmayan, birleştiren bir kültürün çocuklarıyız. Nerde kaldı bu bilgi? Neyin hırsındayız, neyin rekabetindeyiz? Anadolu bilgelik demek. Anadolu kapsamak, birleştirmek, kollamak, büyütmek demek. Bin yılların bilgeliğiyle kapsamak, korumak bizim asli görevimiz. Kapsayıp koruyacağız ki bu topraklarda ağaçlar büyümeye devam etsin, kapsayıp koruyacağız ki kız çocukları büyüsün ve öldürülmesin. Aynı şeyi tekrarlıyorum; hiç başkasını suçlamayalım, çünkü bitti o dönem. Şimdi zaman 'Ben neyi farklı yapabilirim?' diye sormanın ve önce kendimiz değişerek yola çıkmanın zamanı.

Yolunuzun aşk ve ışık olması dileğiyle..