Akrep Burcunda Dolunay

Akrep Burcunda Dolunay

27 Nisan sabahın erken saatlerinde, yılın en önemli Dolunaylarından biri gerçekleşecek. Dolunay anında Güneş Boğada, Ay ise karşıt burcu Akrepte. Dolunayın temasını benim ve senin olanlar şeklinde özetlemek mümkün. Katı, sabit, asla değişmeyenden transformasyona istekli hale geçmek de bu Dolunayın etkisi ile kolaylıkla gerçekleşecektir. Anlamamız gereken ikilikler evreninde yaşıyor olduğumuz ve bir halden diğerine kolaylıkla geçmeyi başarmamızın gerekliliğidir. Dolunayı izleyen iki hafta boyunca hayatlarımızda belirli konularda dengeye ulaşmak için çabalıyor halde bulabiliriz kendimizi.

Dolunay günü Güneş, Merkür, Venüs ve Uranüs Boğada olduğu gibi anın yükseleni de Boğa. Derinlerdeki mesaj yavaşlamamız gerektiği şeklinde aslında. Yavaşlamak işleri farkındalıkla yapmamızı, kontrol ederek ilerlememizi, hataları düzeltmemizi, güzellik katmamızı sağlar. Başka bir deyişle yavaşlamak, işleri sağlamlaştırmamızı mümkün kılar. Yapmamız gereken merkezimize sağlamca yerleşmek, kendimizin ve yapabileceklerimizin farkında olmak, kaynaklarımızı iyi ve doğru değerlendirmektir. Bu dönemde her ne yapıyorsak biraz perfeksiyonist bir yaklaşım içinde olacağız. Yine de Boğa dönemi hafif bir ağırlaşmayı, tembelliği de beraberinde getirebilir. Ancak Uranüsün de Boğada oluşu buna pek izin vermeyecek gibi duruyor. Ay Uranüs karşıtlığı sürprizlere açık bir dönemi işaret eder. Böyle bir etki altında bildiğimizi okumakta ısrar etmemeliyiz. Akışın, rotamızı çizmesine izin vermekte fayda var. Bu arada bize faydası olmayan alışkanlıklarımızdan kurtulmak için de güzel bir zaman. Sadece sigara, alkol gibi alışkanlıklardan bahsetmiyoruz. Daha hayatın içinden, fazla benimsenmiş davranışlardan, değişmez sandığımız, farklı yapmanın faydasını göreceğimizi farketmediğimiz şeylerden bahsediyoruz. Ne gibi mesela? Sabah o bir saat fazla uykuyu uyumak için bin takla atmak, yürüyerek ulaşılan mesafedeki yerlere bile araba ile gitmek, azimle çaya beş şeker atmak kadar sıradan, kolayca gözden kaçan alışkanlıklarımızdan bahsediyoruz. Bu Dolunayla yapacağımız değişikliklerle, vazgeçtiğimiz küçük şeylerle totalde neler kazandığımızı senenin sonunda farkedeceğiz.

Bu arada Ay Uranüs karşıtlığı hane içinde fırtınalı, yağmurlu durumlara sebep olabilir. Huzurumuzun kaçmaması için önümüzdeki birkaç gün ağzımızdan çıkanlara dikkat etmemizde fayda var. Boğada bu kadar gezegen toplaşmışken kavgaların 'Ama sen dedin, dedim, dediydin, o da dedi' şeklinde uzayıp inatlaşmaya dönme ihtimali yüksek. İşin aslına bakarsanız evinizin metrekaresi uygunsa herkesin kendi kabuğuna çekilmesi için daha uygun bir zaman. Kimsenin kimseye tahammülü olmayabilir. İkilikler Dolunayını yaşıyor olacağımızı söylemiştik. Dolayısıyla özgürlük peşinden koşup bir ergen gibi başkaldırırken romantik ilişkilerimizde partnerimizin tüm huysuzluğumuza rağmen bizimle ilgilenmesi beklentisine de gireceğiz, tabi bazılarımız, hepimiz değil, hala ergen modunda olanlarımız. Hem sana eziyet etmek istiyorum, hem de bana tahammül gösterip ilgilenmeye devam etmeni istiyorum. Bu arada yeni ilişkiler kurmak için çok da uygun bir dönem değil. Bir süre sonra bu ilişkilerin yıkıcı yanlarının ağırlıkta olduğunu farketmemiz ihtimal dahilinde.

Pek çoğumuz gündelik hayatları, ev yaşamları, yakın ilişikileri konusunda zorunlu değişimler yaşayabilir. Yine de  biraz zaman geçtiğinde Ay Uranüs karşıtlığında apar topar yapmak zorunda kaldığımız değişikliklerin aslında eskisinden iyi olduğunu görebiliriz. İş yerlerimizde de durumlar gerginden bir tık fazla olabilir. İşimizi yapıp etrafa bulaşmama zamanları. Neyse ki etkisi çok uzun sürmeyecek ve bir kaç gün içinde tamamen geçecek. Uzatmaların oynandığı ilişkilerde ayrılık çanları çalabilir, ayrılık kararları alınabilir, boşanmalar kesinleşebilir.

Bize artık hizmet etmeyen, kişisel gelişimimize faydası olmayan içsel kalıpların terkedilmesi için harika bir enerji var. Her ne kadar gökyüzünde sinir harbi yaratan etkiler olsa da insanlara ve tavırlara takılmayan bir yapınız varsa sosyalleşmenin önünüze inanılmaz fırsatlar çıkarabileceğini de belirtmeliyiz. Gelişmemizi engelleyen otorite figürleri ile aramıza sınır koymak için uygun bir zaman. Kişisel bazda devrimsel bir dönem, hazır olanlar bir gecede başka bir insana dönüşebilir. Hiç bir devrim tabii ki de tek gecede olmamıştır ancak yapılan tüm içsel çalışmaların görünür olacağı zamanlar yaklaşıyor. Pek çoğumuz hayatın içinde bambaşka bir insan olarak salınacağız. Pek çoğumuz varlığından haberdar olmadığımız yeteneklerimizle tanışacağız. Yetenek denince birden bire keman çalmaya başlamayı filan beklemeyin, çocuklarla iyi iletişim kurabilmek de bir yetenektir, doğru değerlendirme yapabilmek de bir yetenektir. Hatta değişebilmek, hatalarını görebilmek de bir yetenektir.

Dolunay anının haritasında Chiron onikinci evde. Bu ev izolasyonu temsil eder. İzolasyonun bir süre daha devam edeceğini işaret ediyor olabileceği gibi bu izolasyonla yaşanan içsel süreçleri de gösteriyor olabilir. Akıl ve ruh sağlığımızı sağlam tutmak için elimizden gelenin en iyisini yapmamızda fayda var. Chironun onikinci evden geçişi yukarıda bahsettiğimiz tüm açılarla, değişim ve dönüşümü destekleyen etkilerle birlikte düşünüldüğünde pek çoğumuz için bir yeniden doğumun habercisi gibi duruyor. Makyaj gibi değişimler yerine, derinden bir şeylerin değişme zamanı geldiğini görüp kabul edebiliriz. Bir gecede değişimleri gerçekleştirecek olanlarımız için de bir itici güç olabilir Chironun anın haritasındaki yerleşimi.

Yazıyı buraya kadar okuyanlar için bir güzel bilgi daha verelim. Budistler, Buda'nın her yıl Boğa Dolunayında dünyaya geri geldiğine ve kısa bir süreliğine tüm insanlığı ışık, ruhsal gelişim ve iyilikle kutsadığına inanırlar. Bu yıl Boğa Dolunayı 27 Nisana denk geliyor. Ruhsal olarak gelişmek din ayrımı yapmaz. Dolunay saatinde dini inancımız doğrultusunda ibadet etmekte veya meditasyon yapmakta büyük fayda olacaktır. Bu özel zaman diliminin bu yıl Ramazan ayına denk gelmesi de ayrıca anlamlı. Oruç ve ibadetlerimizle arınma çabasında olduğumuz şu günlerde sürece biraz daha farkındalık katabilirsek elde edeceğimiz sonuç da misliyle artacaktır. Farkındalık denince bu sıralar çok revaçta olan 'andayım, farkındayım' kafalarından bahsetmiyorum. Ya neyden bahsediyorum? Tabii ki çok basit şeylerden bahsediyorum. Değişim, transformasyon filan denince hep çok havalı şeyler anlaşılıyor. Farkındalıkla da öyle.. Transformasyondan ne anladığımı kısaca anlatayım. Pazarda tezgahtan yuvarlanan elmayı gören tek kişi sen isen o elmayı yerden alıp tezgaha koyma görevi de senindir. O elmayı yerden kaldırmak farkındalıktır. Sıcak kaldırımda debelenen solucanı alıp çimlere koymak veya buğdayları yedikten sonra camın kenarına özenle kakalarını bırakan kumrulara yem vermeye devam etmek de farkındalıktır. Sinirinizi tepenize sıçratan insana onun diliyle cevap vermemek, hatta karşınızdakinin tüm farkındalıksızlığına rağmen olumlu tavır içinde olmak farkındalıktır. Alışveriş sırasında satıcının fazla para üstü vermiş olduğunu hesaplayınca dükkandan ne kadar uzaklaşmış da olsanız, para ne kadar az olursa olsun geri dönmek ve fazla parayı iade etmek farkındalıktır. Diğer insanlardaki iyiliği görmeye istekli olmak farkındalıktır. Hayatın tüm alanları arasında denge kurabilmek yani işimize, ailemize, hobilerimize dengeli vakit ayırabilmek farkındalıktır. Aşırılıktan kaçınmak farkındalıktır. Yalan söyleyerek karşımızdakini yanıltmamayı veya aldatmamayı seçmek farkındalıktır. Başkalarına zarar vermekten kaçınmak, insanların kötülüğü için değil iyiliği için çalışmak farkındalıktır. Yan gelip yatıp tembellik etmek yerine çalışıp fayda sağlamak farkındalıktır. Çalışmak denince illa para kazanmak gerekmez. Her yaştan insanın yapabileceği bir iş vardır. Bu konuda en sevdiğim örneklerden biri Lillian Weber adlı kadının yaptıkları. 99 yaşında her gün bir elbise dikip Afrika'daki kız çocuklarına yolluyordu bu kadın. Üstelik olayı büyütüp 80 yaşın üstündeki kadınlardan bir ekip kurup Afrika'ya yüzlerce elbise yollamışlar. Yine yaşımız kaç olursa olsun her gün yeni şeyler öğrenmeye devam etmek farkındalıktır. Ruhsal büyüme için büyük hedefler belirlemeye gerek yok. Önümüzdeki yıl için kendi küçük adımlarımızı belirleyip bu Dolunayda dua edip dilekte bulunabiliriz. Dileklerimizin kabul olma sürecini hızlandıracak bir sır vereyim mi? Dualarınıza başkalarını da ekleyin. Ananıza-babanıza sağlık, kardeşlerinize bolluk-bereket, yakın arkadaşlarınıza mutluluk, iş arkadaşınıza başarı dileyin. Hayat 'hep bana' ile yürümüyor, kim bilir bu hayattaki en büyük hatanız başkaları için iyilik, esenlik dilemeyi akıl edememiş olmak olabilir. Bunu yapamadıkça hayat her türlü çabayı, iyi niyeti görmezden gelmiş olabilir. Bu Dolunayda biri için dua edin, birine yardım edin. Her şeyden önce pandeminin hayırlısıyla bitmesi için dua edin. Şahane bir Dolunay olsun :)