Pluto Retrosu Hayırlı Olsun

Pluto Retrosu Hayırlı Olsun

Pluto 27 Nisan 2021 ve 6 Ekim 2021 tarihleri arasında geri gidiyor olacak. Farketmiş ya da farketmemiş olabilirsiniz Pluto  her yıl yaklaşık 5 ay boyunca retro pozisyonda oluyor. Bu sebeple dünya nüfusunun yaklaşık yüzde kırkının astrolojik haritalarında pluto retrodur.

Esas konumuza geçmeden önce Plutonun kim olduğuna ve ne işle iştigal ettiğine değinmek istiyorum kısaca. Pluto 1930’da keşfedilmiş ve gezegen kategorisinde kabul edilmiştir. Hatırlarsanız hepimize de gezegen olarak öğretilmiştir ilkokulda. 2000’li yılların başında keşfedilen Sedna, Makemake gibi asteroidlerin boyutlarının Pluto’ya yakın olması gökbilimcilerin kafasını karıştırmış ve Pluto’nun mercek altına alınmasına ve ardından da gezegen sınıfından cüce gezegen sınıfına geçirilmesine sebep olmuştur. Bu olay hakkındaki hissiyatımı söyleyeyim; başına gelen tam plütonik bir durum aslında. Pluto karşısında insanın haddini, sınırını bilememesi. Gelin cüce gezegen sınıfına sokulan Pluto’nun neleri temsil ettiğini hep beraber hatırlayalım. Değişim, dönüşüm, yeniden doğum, metamorfoz, ölüm, ölüm korkusu, okültizm, ruhçuluk, felaketler, yeraltı, volkanik patlamalar, depremler, altıncı his, gölge yanlarımız, göremediklerimiz, hayatın bilinmeyen yanları.. Bunların hepsi Plutonun temsil ettiği konulardır. Yani biz aciz insanoğlu olarak, kısıtlı aklımızla Plutonun temsil ettiği konulara pek de hakim değiliz, anlayamıyoruz, dolayısıyla Plutonun gezegen sınıfından çıkarılması çok da garip değil aslında. Pluto’nun hayatımız üzerindeki etkilerini fark edip kavrarsak gezegen mi, boyundan büyük işler yapan cüce gezegen mi olduğunu çok daha net anlayabiliriz.

Bir de şu konuya bir açıklık getirelim; ‘Dolunay değil, Yeni ay değil, bi de diyorsun ki zaten her sene beş ay geri gidiyor, yani aslında vaka-i adiyeden bir durum, ee sen şimdi Pluto retrosunu niye konu ettin, bize okutuyorsun? Niye yani niye? Canın mı sıkıldı?’ Diye soranlara şöyle açıklayayım canımı sıkan şeyi; Biraz astroloji bilenlerimiz  yıllarca sandık ki gökyüzünde gezegenler tepişir, biz zavallı insancıkların da kaçacak yeri olmadığından gezegenlerin bu hareketlerinden kaçınılmaz olarak etkileniriz. Pek çoğumuz da gazetelerdeki burç yorumlarını astroloji sandık, sonra anladık ki bir astrolog bize haritamızı yorumlamalıymış.. O astroloğu da bir müddet 'şu olcak, bu olcak' demesini beklediğimiz falcı gibi dinledik. Astroloji denen mevzuda durum hiç bizim sandığımız gibi değilmiş. Her gezegenin temsil ettiği, anlatmaya çalıştığı dersler varmış. Bütün mesele bizim o dersleri öğrenip öğrenemediğimizmiş. Yani ‘Ah kara bahtım, kör talihim, aç bakalım aylık yorumları İkizler için ne demiş?’ dediğimiz her seferinde aslında şunu diyormuşuz ‘Benim haritam bana bişey anlatıyor, ben anlamıyorum. Hadi inşallah bu ay anlayayım ve hayat yoluna girsin.’ Olay öyle değilmiş, biz dersimizi öğrenmedikçe yoluna girecek bişey yokmuş. Bunda da net miyiz? Anlaştık mı?

Bir diğer konu; her haritada her burç var ve hepsi çalışır, etkiler, görevini yerine getirir. Benim ayım güneşimden baskındır ama yükselenim hepsinden baskındır mesela. Hele bir Satürnüm var önünde saygıyla eğilmemeye yüreğim yetmez, sayesinde var’ım. Yani astroloji yazısı görünce güneş burcunuzu aramaktan vazgeçin. Her gezegen önemli. Bu Pluto gerilemesinden kimler en çok etkilenecekmiş derseniz, kardinal burçların yani Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlağın  23-27 derecelerinde güneşi veya önemli gezegenleri olanlar en çok etkilenecekmiş. Ama bu şu demek olmuyor; saydıklarım kalsın diğerleri dağılabilir. Astroloji önemli bir mevzu, çünkü hayatımız önemli. Hepimiz hayatımız üzerinde söz ve kontrol sahibi olmak istiyoruz. Arzularımız, isteklerimiz gerçekleşsin istiyoruz. O zaman haritamızı bilmemiz gerekiyor, gökyüzünde hangi gezegen o ara ne yapıyor bilmemiz gerekiyor. Başıma sürekli hangi durum geliyor, hangi gezegenin derslerini bir türlü öğrenemiyorum? Bu retro beni direkt etkilemiyordur ama bilemem ki, belki bu retroda biraz içime dönsem, kendimi gözlemlesem, şeytanın yap diye bastırdığı bişeyi yapmasam belki çok önemli bir ders öğreneceğim. Bu Pluto retrosunda öğrendiğim şey ya da bu retroda değiştirdiğim bir alışkanlığım senenin sonundaki Venüs retrosunda belki çok işime yarayacak. Gerçi Venüs retrosu, Pluto retrosu kadar değil Allahtan, sadece bi buçuk ay filan sürecek ama konu ağır, ilişkiler. Abilerim, ablalarım Venüs retrosundan önce Pluto retrosu Allahın bize bir lütfudur. Kullanmak gerekir. Dinleyin derim.

Pluto retrosu genel olarak hayatlarımızda kontrol ve manipülasyon konularını mercek altına alacağımız bir dönem. Kontrol ve manipülasyon bize uygulanıyor olabilir veya biz uygulayan olabiliriz. Pluto retrosunun bir amacı içe dönüş sayesinde bu kontrol ve manipülasyon durumlarından vazgeçmek, kurtulmaktır. Bu noktada küçük bir hatırlatmada bulunmakta fayda var; manipüle ediyorsan mutlaka manipüle edilirsin. Bu astrolojik bir bilgi değil, hayatın gerçeği. Yaptığın her neyse aynısıyla ödüllendirilirsin ve bazen o kadar ustaca yapılır ki asla görmezsin, ispat edemezsin ya da savaşamazsın. İş yerinde yönetici pozisyonunda çalışıyorsundur, bir tık daha terfi alman genel müdürünün bir imzasına bakıyordur ama asla alamazsın o terfiyi ve bu konuda hakkını aramana da asla izin vermez müdürün, çünkü sen bütün işlerini kontrol ve manipülasyon mekanizmaları ile yürütüyorsundur ve senin müdürün senden daha büyük bir manipülatördür. Yalan mı, doğru mu? Kaç kişinin başına geldi bu durum? O zaman dönüyoruz ve kendimize bakıyoruz. Kimi kontrol ediyorum, kim beni kontrol ediyor? Kontrol etmeye neden ihtiyaç duyuyorum? Kontrol edilmeye neden izin veriyorum? Her iki durumda da derin bir güven eksikliği ve hatta onay ihtiyacı vardır. Güven eksikliği ‘Ben kontrol etmezsem işler doğru yürümez’den, ‘Ben kontrol etmezsem benden daha iyisini yapıp yükselirler’e varıyor olabilir. Kontrole izin vermek de kendi başına yapamayacağına inanma, diğerinin onayına ihtiyaç duyma gibi sebeplerden kaynaklı olabilir. Her iki durum da sağlıksızdır. Pluto retrosu güç oyunlarına girmek için uygun bir zaman değil. Güç oyunları yerine nelerden vazgeçmemiz gerektiğini görüp vazgeçmemiz gereken bir dönem. Kadersel bazı olaylar, elememiz gereken davranış biçimlerini önümüze çıkarıyor olacaktır. Elenecek davranışlarımız da gölge yanlarımızdır. Gölge yanlar dediğimizde de kişisel sınırlar meselesi, kontrol ve manipüle etme ve edilme meseleleri, bağımlılıklarımız, zayıflıklarımız, şüphecilik ilk akla gelenler.

Aslında Pluto retrosu abartılı hale gelen tüm davranışlarımızdan kurtulmamızı ister. Aşırı alışkanlık, bağımlılık vs durumlarında olduğu gibi. Düşünecek olursak bir davranış kalıbı yönetimi ele almıştır ve bizi yönetiyordur yani kontrol ondadır. Bu durumda yapmamız gereken kontrolü tekrar ele almayı başarmaktır. Burda bahsettiğimiz abartılı olan her şeydir; aşırı çalışmak, spor yapmak, dedikodu yapmak, sigara, alkol, alış-veriş şeklinde liste uzayıp gider. Yapacağımız şey basittir, bu davranışın esiri olmak istiyor muyum? Cevabımız ‘hayır’ ise o zaman, o davranıştan, aşırılıktan kurtulacağız. Çok kötü besleniyorsak sağlam bir detoks sürecine girmek anlamlı olabilir bu dönemde. Ya da dedikodu seven bir yapımız varsa bilinçli olarak başkaları hakkında konuşmaktan uzak durup konuşma ve sohbetlerimizin odağını daha yapıcı bir formata çekeceğiz. Spor bağımlısıysak günlük spor yaptığımız süreye kısıtlama getirme faydalı olacaktır. Biz kendi irademizle bu düzenlemelere gitmezsek varoluş bizi bunları yapmaya zorlayacaktır. Aynı şekilde varoluş bize veya çevremize zarar veren düşünce biçimlerimizi bırakmamız için de bizi zorlayacaktır. Mesela aşırı şüphecilik, gizli saklı işler yapmak, ırkçılık, diğer insanlara zarar vermemize sebep olan davranışlar gibi.. Yelpaze geniş, biraz düşünerek gözlemleyerek bu düşünce veya davranışları farkedip ayıklayabiliriz.

İşin aslına bakacak olursak; Pluto retrosu bizim karanlıkta kalan gölge yönlerimizi görünür kılmaya çalışır. Pluto retrosu bizim çok da olumlu olmayan bazı özelliklerimizi iyileştirmeye çalışır. Pluto bu, yerin altındakiyle, görünmeyenle ilgilenir. Bir diğer özelliği de hayatımızdaki otorite figürlerinin çocukken bize verdiği zararları iyileştirmemiz için bir fırsat yaratmasıdır. Manipüle eden veya edilen olmamız fark etmez. Manipüle edensek de yukarıda bahsettiğimiz bir zayıflıktandır bu. Manipüle etmezsek yok olmaktan korkarız. Bu kadar hassas konuların gündemimizin baş köşesine oturacağı, derin bir transformasyondan geçeceğimiz bir dönemdeyiz. Yukarıda saydığımız burçların belirli dereceleri daha fazla etki alacak ve bu derin dönüşüm enerjisini daha fazla kullanacaktır. Onları şimdiden kutluyoruz. Dönüşenler zaten uzun zamandan beri ipin ucunu tutmuş takip edenlerdir. Hepimiz aynısını yapmalıyız.

Az etki alanlarımıza ne olacak, onları neler bekliyor, dönüşmeyecekler mi? Kısaca anlatmaya çalışalım. Panik yok, evrilmek, hayatını evriltmek isteyen herkese yetecek kadar değişim enerjisi var. Haritanızı internetten çıkarıp oğlak burcunun doğum haritanızda hangi evinize denk geldiğine bakabilirsiniz. Oğlak burcu kaçıncı evinizdeyse Pluto gezegeni o evinizden transit geçiş yapıyor şu an ve bahsettiğimiz retro süreci de o evde gerçekleşecek. Kısaca Pluto retrosunun evlerdeki etkisine değinelim.

Birinci evdeki transit retro Pluto, insanlara gösterdiğin yüzünü değiştirme ihtiyacı hissettirecektir. Mesela fazla kilolarından kurtulmaya karar verebilirsin ve bu güzelliğin gezegeni Venüsün aldırdığı zayıflama kararına benzemez. Kozmetik değildir. Yeme içme alışkanlıklarını bundan böyle kalıcı olarak değiştirtir. Retro birinci evinde gerçekleşiyorsa retro bittiğinde sen bile kendini tanıyamazsın.

İkinci evdeki transit retro Pluto, para ile ilişkini ve para kazanma yöntemlerini gözden geçirip değiştirmek ihtiyacı duyabilirsin. Belki aşırı hırslısın, belki parasal güvenlikle duygusal güvenlik konularını birbirine karıştırıyorsun. Bu özellikle erkeklerin düştüğü bir tuzak olabiliyor; duygusal ilişkilerinde başarısız oldukça paranın güvende hissettireceği yanılgısına düşüyorlar ve aşırı çalışmaya başlıyorlar. Duygusal olarak güvende hissedip hissetmediğine dikkat et.

Üçüncü evdeki transit retro Pluto, etrafın seni  sürekli yanlış mı anlıyor, söylediklerin çarpıtılıyor mu, kendini bir anda tartışma ortamında mı buluyorsun? Senden ötürü olabilir mi? Yakın çevrenle ilişkilerinde değişikliğe gitmek nasıl fikir? Biraz daha ılımlı olmak işine yaramaz mı acaba? Bu retro dönemini öfkeyle ayaklanmadan önce içinden beşe, ona kadar sayıp nefes alarak geçirmeyi deneyebilirsin. Azıcık sakinleşince söyle ne söyleyeceksen.

Dördüncü evdeki transit retro Pluto, aile içinde birbirinizi suçlamaktan vazgeçmeniz gerekiyor belki. Dördüncü ev transitini yaşayan sen olduğuna göre diğerlerini kontrol etmeye çalışan, hayatlarını yönetme sevdasında olan sensin aslında. Bunu kötülükten yapmıyorsundur büyük olasılık ama kabul etmek gerekir ki herkes kendi hayatından sorumludur. Bu retroda aile bireylerini kusurlarıyla sevmeyi dene ve onların hayatlarına karışma, saygı duy. Kendi hayatınla ilgilen sen en iyisi.

Beşinci evdeki transit retro Pluto, herhangi bir şekilde kendini kısıtlanmış, hareket gücünden yoksun hissediyorsan harekete geçme zamanı olabilir. Adım at, hayatında bir değişiklik yap. ‘Değişiklik yapacak bir durumum yok’ deme, beşinci ev hobilerle de ilgilidir. Bir hobi edinmeyi dene, belki çok seveceksin, belki çocuklar büyüyüp yuvadan uçtuğunda ya da emekli olduğunda zevkle yapacağın hobini bulacaksın. Her gün yeteneklerimizi keşfetmek, geliştirmek bizi yaşama bağlı tutar.

Altıncı evdeki transit retro Pluto, günlük hayatınla ilgili yaşadığın memnuniyetsizlik ile ilgili kendin dışında herkesi suçluyor olabileceğini söylüyor olabilir. Dürüst bir şekilde özeleştiri yapma zamanı gelmiş de geçiyor olabilir. Belki günlük hareketsizliğine çözüm bulman gerekiyor ya da beraber çalıştığın insanları suçlamak yerine kendine bakman gerekiyordur. Ya da odaklanamama sorunun basitçe yaşadığın ya da çalıştığın yerin çok dağınık olmasına bağlı olabilir. Gündelik hayatın, yaşam alanın ve sağlığınla ilgili neyi iyileştirmen gerekiyor acaba?

Yedinci evdeki transit retro Pluto; yakın ilişkilerini, özellikle evliliğini sarsıyor olabilir. Sorun ne? Çok mu kendinle ilgilisin, çok mu karşındakini suçluyorsun ya da ilişkide çok mu kullandırıyorsun kendini, saçını süpürge mi ediyorsun? Şöyle bir gerçek var ’Sana saçımı süpürge ettim’ diye çemkirmek işe yaramaz. Yaptığının farkında mısın? Vazgeç ve farklı hareket et. Saçını süpürge etme, yardım iste, yardım gelmiyorsa da sadece yapabildiğini yap ve bırak.

Sekizinci evdeki transit retro Pluto; para, güç ve seks konularını hayatının merkezine koyar. Bu başlıklardan biri ya da hepsi gündemini oluşturuyor olabilir. Yapman gereken sağlıksız ilişki kalıplarını fark etmek ve farklı davranmayı seçmektir. Gücü elinde tutmak için çevrendeki insanlara haksız baskı uyguluyor olabilirsin. Çözüm bazen bu ilişkilerden uzaklaşmayı gerektirebilir. Yakın durduğunda incinir ve incitirsin. Sekizinci ev Pluto’nun en derin çalıştığı evlerden biridir. Bu transit sana değişip dönüşmen gerektiği mesajını veriyor olabilir.

Dokuzuncu evdeki transit  retro Pluto; göremediğimiz bazı güçleri sorgulamamıza sebep olabilir. Nedir göremediğimiz güçler? Tanrı, herşeyin arkasındaki mutlak güç, inanç sistemleri, iman vs. Din konusunda araştırmalar yapmak ve hayatın bizi zorladığı konularda tevekkül etmek için güzel bir zaman dilimidir. Tam teslimiyeti öğrenmek, hayatımızın kalan kısmında çok işimize yarayacaktır.

Onuncu evdeki transit retro Pluto; kariyerimizi sorgulamamıza sebep olur. Ne istiyorum, niye istiyorum? Bencilce olan, sadece egomuza hizmet eden her isteği bırakmak iyi bir yol olabilir. İstediklerimiz spiritüel olarak gelişmemizi sağlıyor mu? İnsan olarak varoluş şeklimizle bütünlük içinde miyiz? Bu sorulara yanıt aramak ve bütün olmaya doğru hareket etmek sonraki yıllarda yaşamımızı kolaylaştıracaktır.

Onbirinci evdeki transit retro Pluto; arkadaşlarımızı, ait olduğumuz sosyal grupları sorgulamamızı ister. Bu insanlarla niye görüşüyorum? Bir çıkarım mı var? Çıkar için insanları manipüle etmem doğru mu? Ya da belki bir topluluğun parçasısın ve  o topluluğun çıkarları için sen manipüle ediliyorsun. Her iki durumda da farkına varmak ve durumu değiştirmek iyidir.

Onikinci evdeki transit retro Pluto; en derinlerde nelerin gömülü olduğunu anlamamızı gerektirir. Bir alışkanlığına kafanı gömüp görmezden geldiğin başka konular olabilir. Bahsi geçen burç oğlak olduğu için şunu söylemek mümkün; çok çalışmak gibi bir eğilimin var belki ve belki işlerini bahane ederek pek çok konuyu ihmal ediyorsun. Bir şey diyeyim mi? Çok çalışmak seni daha sevilir bir insan yapmayacak. Hali hazırda seni seven seviyor zaten, sadece sen görmüyorsun. Yavaşla ve önce sen kendini sev.

Gördüğünüz gibi hangi evde olursa olsun özünde ya kendimizi sevmek ya da diğerleriyle ilişkilerimizi düzenlemek gibi bir etkisi var Pluto retrosunun. Dediğim gibi, bu düzenlemeleri yapmak Venüs retroya hazırlar mı, hazırlamaz mı? Siz karar verin. Atıyorum natal Pluton ikinci evde. İkinci ev sana kuvvetli bir 'hayatta kalma' güdüsü verir. Bu güdüyle sana para kazandıracak işi bulur ve yaparsın, fena da kazanmazsın ama o iş senin hayatının işi değildir, kapasitenin çok altındadır, sana heyecan vermiyordur, topluma bir fayda sağladığın hissi yaratmıyordur, senin gerçek değerini görünür kılmıyordur vs. Durum böyleyken o Pluto haritanda ilerleyip üçüncü evden geçerken çevrendeki herkesi, dördüncü evine geldiğinde de (büyük olasılık çevrende kimse kalmadığı için) aileni eleştirip kontrol ve manipüle etmeye çalışıyor olacaksındır. Etrafını eleştirirken yaptığın kendine kendine yöneltmek istediğin eleştiri oklarını başkalarına yöneltmektir. Bırak milleti, kendi hayatına bak. Hayat kısa. Füruğ Ferruhzad’ın içe işleyen dizelerini hatırlatacağım ‘Kuş ölür, sen uçuşu hatırla..’ Yanlış taraflara çekilmesin. Şöyle algılıyorum bu güzel dizeyi; beden ölecek ruhun öğrendikleri baki kalacak. O zaman evrilmediğimiz, kendimizi eğitmediğimiz her gün boynumuzdaki en büyük vebal olabilir mi acaba? Şimdi bu güzel retro Pluto günlerini değerlendirme zamanı. ‘Ben haritamı bilmiyorum, nasıl çıkarıldığını da bilmem’ diyorsan, haritan Pluto’dan direkt etki alıyorsa zaten konunun ne olduğunu, hayatın şu anda seni neyle sınadığını biliyorsundur. Bilmiyorsan da hayattaki en önemli konular belli, yukarda evlerdeki etkilerini anlatırken kısaca değindik de.. Teker teker evlerine odaklan, aksayan yönlerini iyileştir. Sen uçuşu zevkli kılmaya bak, her kuş elbet bir gün ölecek.

Herkese kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum.