Sağlıklı Sınır Koyabilme Meselesi

Sağlıklı Sınır Koyabilme Meselesi

Sınır koymak, koyamamak, çok duvarlı insan olmak, başkalarının duygularını kendi duyguların sanmak, herkesi kol mesafesinde tutmak, kimseyi çok yakınına sokmamak, herkesle aşırı yüz göz olmak.. Bunların her biri, üzerlerinde sayfalarca yazılabilecek konular. Hepsinin içindeki ortak gerçeklik sağlıklı sınır koymayı bilememek. Bazıları sınır koymayı bilmiyor; herkes o kişi hakkında, özel hayatı hakkında, fikirleri, tercihleri hakkında fikir yürütme, konuşma hakkını görüyor kendinde. Bazıları ise sınır koymayı biliyor ama sınırın ayarını bilmiyor. Belki zamanında sınırları çokça ihlal edilmiş, sınır koymayı bilmediğinden, dikmiş kaleleri çevresine en sevdikleri bile yaklaşamıyor. Bunlardan hangisi sizsiniz veya var mı çevrenizde böyle insanlar?

Gelin öncelikli olarak kişisel sınır neymiş onu netleştirelim. Sınır, kişinin güvende, rahat ve kendi gibi hissedebilmesi için çevresindeki kişi ve durumlara karşı koyduğu bazı kurallardır. Bu süreçte 3 aşama vardır. Belirli bir insana karşı, bir konuda sınır ihtiyacı duyduğunu fark etmek, bunu beyan etmek ve sınırın aşılması durumunda o kişiye karşı bir nevi önleyici, caydırıcı yaptırım mekanizmasının devreye girmesi. Nedir bu yaptırım? En yumuşak örnekle gece geç saatte aranmaktan hoşlanmadığınızı ve bu konuda çevrenizi uyardığınızı var sayalım. Bir arkadaşınız geç saatte aranmak istememekle ilgili sınırınızı yok sayıyor ve sizi sürekli gece 11’de arıyor. Telefonuna cevap verirseniz ve konuşmasına müsade ederseniz sizi aramaya devam edecektir. Çünkü sizi deniyor, sınırlarınızın esneyip esnemediğine bakıyor. Bu kişiye karşı doğru tavır sağlıkla ilgili bir sorun olup olmadığını sormak ve anlatmak istediğini anlatmasına müsade etmeden ‘Yarın gündüz arayayım mı seni?’ demek ve sonrasında da telefonu kapamaktır. Bu tavrınla ilgili açıklama yapmana, özür dilemene, suçlu hissetmene gerek yoktur. Çünkü zaten daha önce beyan etmişsin gece geç saatte aranmaktan hoşlanmadığını. Belli ki bu arkadaşın ya anlamamış ya da sınır ihlalini seviyor. Belki aklı sıra senin sevgini test ediyor. Bilemezsin. İstediğin şey çok zor bir şey değil, herkes kolayca uyabilir bu isteğe. Gerekiyorsa sonraki gün bir kere daha hatırlat ‘Bak ben gece geç saat aranmayı sevmiyorum, o saatte genelde uyuyorum, kötü bir durum mu var diye yüreğim ağzıma geliyor’ durumunuz her ne ise bir kere daha açıklıkla bildirin ve kapatın konuyu. Suçlu hissetmeden, ödün vermeden.

Sağlıklı sınırlar koyabilmek için isteğin konusunda net olman, bunu istemeye hakkın olduğu konusundan emin olman ve kendini ifade ederken direkt ve sakin olman gerekir. İsteğinin haklılığını açıklamaya çalışma, özür dileme. Karşındakinin senin sınırına gösterdiği tepkiden sorumlu değilsin. Belki koyduğun sınır o insanı hayal kırıklığına uğrattı. Şunu unutma onun hayal kırıklığının seninle ilgisi yok. O senin koyduğun sınıra kızıyor veya kırılıyorsa bu onun sorunu. Sen belli bir konuda bir sınırın olduğunu karşındakine sakince bildirmekten sorumlusun. Karşındaki insan sesini yükseltiyor, konu üzerinden kavga çıkarmaya çalışıyorsa bu o kişinin duygusal olarak olgun bir insan olmadığını gösterir. Sizi kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmiş insanlar, sizi test edecektir. Bunun farkında olun. Sizi test etmeye kalktığında esnemeyin. Özür dilemeyin, geri adım atmayın, suçlu hissetmeyin. Israrcı olun. Sınır koymak öğrenilebilecek bir davranıştır. Sınırlarınıza saygı duyan insanlarla görüşmeyi tercih edin. Sınırlarınıza saygı duymayan insanları hayatınızdan çıkarın. 

‘Neden sınır koymalıyım?’ sorusunu soruyorsanız eğer kısaca açıklayalım; sınır koyabilmek özsaygı belirtisi ve gereğidir. Herkesin herkese her şeyi yapamayacağını bilmeye ihtiyacı vardır insanoğlunun. Sınır koyabilmek, sağlıklı ilişkiler için de gerekli alanı yaratır. Aynı zamanda ben ve diğerlerinin nerede başlayıp nerede bittiğini bilmek kişiye güvenlik hissi verir. Çocuklukta bu güvenlik hissini yaşamayan birinin yetişkinlikte bu konuda sorun yaşaması kaçınılmazdır. 

Sınır koyma ihtiyacı fiziksel ve duygusal/zihinsel şeklinde ikiye ayrılır. Fiziksel sınır beden, hayatın, yaşadığın yer ve cinselliğin ile ilgilidir. Bu konuda verilebilecek fiziksel sınır ihlali örneklerini şöyle sıralayabiliriz; konuşurken sürekli dokunmak,  başkalarının özel eşya ve e-postasını karıştırmak, başkasının özel eşyasını izinsiz kullanmak, başkalarına vermek, kişiyi özel alanında sürekli rahatsız etmek.

Duygusal/zihinsel sınır ihlallerini ise şöyle örneklendirebiliriz; duygusal manipülasyonla kişiyi planlarından vazgeçirmeye çalışmak, duygu durumu için karşıdakini suçlamaya çalışmak, sürekli başkalarını eleştirmek, yetersiz olduğuna ikna etmeye çalışmak. 

Mesela hem fiziksel, hem duygusal sınır ihlaline şu örneği verebiliriz. Evli bir çift. Kadın yemekte eşine yemekten sonra ne yaparız, film izler miyiz beraber diye sormuş. Adam lafı dolandırmış, net bir cevap vermemiş. Mutfakta işi bittiğinde kadın eşine bir kere daha sormuş ne yapıyoruz diye. Adam cevap bile vermemiş. Kadın on dakika sonra adama gelip ‘Ben meditasyon yapacağım, lütfen rahatsız etme’ demiş.  Adam on dakika sonra gelip ‘Film izlesek ya’ demiş. Bu örnekte hem fiziksel, hem duygusal sınır ihlali var. Duygusal, fiziksel sınırlar hakkında hiç fikri olmayan çok insan var mı dışarda? Evet var. 

Kendinizde veya karşınızdakinde sağlıklı sınır kavramının olmadığını nasıl anlarsınız?

Kişi kendiyle ilgili ne kadar bilgi paylaşabileceği hakkında bir fikre sahip değildir; ya çok fazla bilgi paylaşır ya da hiç paylaşmaz. Sağlıklı sınır algısı olmayan insanlar başkalarının mutluluğundan sorumlu hisseder. Bu sebeple ya diğerinin isteklerini yerine getirmek için helak olur ya da karşısındakini mutlu edemeyeceği düşüncesiyle hiç bir harekette bulunmaz. Kişi ya hayır demekten korkar ya da her şeye hayır der. Başkalarının ona olan tavrı kişinin özgüven hissini oluşturur. Bu sebeple ya umutsuzca onaylanma peşinde koşar veya o onayı nasıl olsa alamayacağı fikriyle iletişimden kaçınır. 

Sağlıklı sınır koyma yeteneği olan bir insanın düşünce yapısı ise şöyledir; 

  • Kendimi ve kendi ihtiyaçlarımı herkesin önüne koyarım.
  • Fikirlerimi konuşmaktan ve savunmaktan çekinmem.
  • Mutluluğumu asla başkalarına bağlamam.
  • Kendi duygusal ve bedensel sağlığımı her şeyden önce tutarım.
  • Kendi kontrolüm dışındaki olaylar için sorumluluk hissetmem.
  • Başkalarının beni suçlu hissettirerek, manipüle ederek istemediğim şeyler yaptırmasına izin vermem.
  • Beni kontrol etmeye çalışan insanları hayatımdan uzak tutarım.
  • Duygusal ihtiyaçlarımı görüp ifade etmekten çekinmem.
  • Her konuda kendimi açıkça ifade etmekte bir sakınca görmem.

Tüm bu bilgiler kapsamında ilişkiler içinde sınır koyabilmek her birimizin en büyük ihtiyacıdır. Sınır koyabildiğimiz kadar  sağlıklı bir benlik bilincimiz, diğerleri ile aramızda hareket özgürlüğü bırakan bir ilişki oluşur ve  kendi yaşamımızın idarecisi oluruz. Diğer türlüsü ne sağlıklıdır, ne de mutlu eder. Mutluluk ve huzur dolu bir gün olması dileğiyle..