Terazi Dolunayı; İlişkiler, Denge, Para

Terazi Dolunayı; İlişkiler, Denge, Para

28 Mart 21.47’de Terazi burcunun 8. derecesinde bir Dolunay gerçekleşiyor. Konumuz ağırlıklı olarak ilişkiler. Haritanızın aldığı etkiye göre gündeminiz bazı önemli ilişkilerin bitişi olabileceği gibi şekil değiştirmesi de olabilir; evlilik teklifi, kararı vs gibi. Ya da bazı bilmediğiniz konuların gündeme gelip aydınlanması da söz konusu olabilir veya dengeye gelmesi için bazı gerekli değişikliklerin gerçekleşmesi de olası. Tamam da benim burcum etkilenecek mi demeyin. Etkilenecek tabii ki. Astrolojik haritalarımızda her burç vardır. Terazi burcunun haritamızdaki yerine göre romantik ilişkilerimiz, aile ilişkilerimiz, yakın çevre ile ilişkilerimiz, kendimizle olan ilişkimiz, para ile ilişkimiz, iş ilişkilerimiz vs gündemimizi oluşturabilir. 

Bu Dolunayda göze çarpan bir yerleşim şöyle; Koç burcunun 8. derecesinde Güneş, Venüs ve Kironun kavuşuyor. Bu kavuşumu aşk, ilişkiler veya para konularında önemli şifalanmaların olması şeklinde yorumlamak mümkün. Kalbi kırık olanlar bu Dolunayın getireceği şifalı enerjilerden faydalanabilir. Ayrıca bu dönemle ilgili şu uyarıyı yapmak gerekebilir; akışa bırakmakla açıklanan bir tavır vardır ‘Olması gerekiyorsa olur’ tavrı. Tasavvuftaki adıyla teslimiyet yani tevekkül. Bu konunun çok yanlış anlaşılan bir yanı var, elini kolunu bağlayıp oturmak teslimiyet değildir. Yapman gerekeni yapar sonra tevekkül edersin. Unutmamamız gerekir ki bizim varoluşu denediğimiz gibi varoluş da bizi deniyor olabilir. Kim bilir belki de varoluş, narin totişimizi ne zaman oturduğumuz yerden kaldıracağımızı bekliyordur. Aşk ve ilişkileri temsil eden Venüsün aynı zamanda parayla da ilgili olduğunu unutmayalım. İlişki konusundaki akışla gittiğimiz şeklindeki yanılgımız para akışımızı da etkiliyor olabilir. Ya da para konusundaki korkularımız, tutukluğumuz veya açgözlülüğümüz ilişkilerimizin, özellikle romantik ilişkilerimizin tatsızlaşmasına, bizden uzaklaşmasına neden oluyor olabilir. Ne yapmalı dersek? İyileşmeye, evrilmeye istekli olacağız. Hayatımızı korkularımızın yönetmesine izin vermeyeceğiz.

Bu üçlü kavuşum iyileşme krizlerini de tetikleyebilir. Bu dönemde içimizde birşeylerin kırıldığını hissedebiliriz. İyileşme gerçekleşmeden önce içimizde utanç, suçluluk, haketmediğini düşünme veya yetersizlik gibi bazı Chiron konularının daha fazla hissedilir olduğuna şahit olabiliriz. Venüsün de işin içinde olması nedeniyle tüm bu duyguları aşk, ilişkiler, para, değer veya değersizlik konuları etrafında hissediyor olabiliriz. İçimizde her ne oluyorsa olsun, gökyüzünün bizi desteklediğini unutmadan iyileşmeye istekli olmak gerekiyor. Yapmamız gereken ise hissettiğimiz duygu her neyse onunla kalmayı başarmak. Chiron bütünsel şifa ile ilgilidir, Güneş de ruhu temsil eder. Gökyüzü diyor ki; ‘Ben seni şifalandıracağım, sen yeter ki izin ver.’ Şifaya izin verebilmek de inkar etmeyi veya kendimizi uyuşturmayı bırakıp alıcı halde kalabilmek, duygu ve düşüncelerimizin akışına izin vermek, karışmadan sadece gözlemekten geçer.

Dolunay zamanında işimizi kolaylaştıracak küçük bir ipucu verelim. Dolunay Terazide, Venüs, Güneş, Chiron kavuşumu var. Yani tüm göstergeler ilişkiler, ilişki kurma şekillerini işaret ediyor. Bu konu şu iki soruyu cevaplamamızda fayda var. En önemli ilişkimiz kiminle? Kafamızın içinde en çok hangi duygular, fikirler dönüyor? Durum her neyse önce kendimize bakmalıyız. Diğer insanlar hakkında nasıl duygu ve düşüncelerimiz varsa tamamını kendimizle olan ilişkimizde sorgulamalıyız. ‘Sanırım beni sevmiyorsun’ demek yerine, ‘Kendimi seviyor muyum?’ diye sormalıyız. Süslü püslü ‘Canım kendim’ cümlelerinden bahsetmiyorum, gerçekten ben beni seviyor muyum diye sorgulamamız gereken bir zaman. Hata yaptığımda kendime ne kadar toleransım var? Kendim söz konusu olduğumda, kendime ne kadar şefkatli veya acımasızım? Bu soruları sorup cevaplarıyla bir süre kalmamızda fayda var. Kendimize kronik olarak kötü davrandığımız bir noktada diğerine karşı olumlu bir tavır içinde olabilmemiz mümkün değil. Kendimizi sürekli yargılarken karşımızdakine ne kadar iyi davranabiliriz? Kendimize karşı acımasız isek karşımızdakine yaklaşımımız nasıl olur? Kim bilir ‘Sen şöylesin, böylesin’ dediğimiz her eleştiriyi içimizde kendimize yöneltiyor ve farketmiyor olabiliriz. Daha zorunu söyleyeyim mi? Bir gün biri içimizdeki sessiz yargıcı seslendiriverir ve dünya başımıza yıkılır. Dışarı yansıttığımız bütün olumsuz yargılarımızı kendimiz yaşıyormuşuz da farkında değilmişiz. Çok acı bir durum. Bu sebeple anlamaya ve iyileşmeye istekli olmamız önemli. İçimizdeki utancın özgüvene, korkunun cesarete, kıskançlığın paylaşmaya, kızgınlığın sevgiye dönüşmesine izin vermek için güzel zamanlar.

Bu Dolunayın Satürnle de güzel bir üçgen açısı var. Evlenmek, nişanlanmak, evlilik teklifinde bulunmak, kalıcı olmasını istediğimiz bir ilişkiye başlamak, başarılı olmak istediğimiz işlere adım atmak için uygun zamanlar. Ayın Satürnle yarattığı etkileşim, gözümüzde büyüttüğümüz, çözümsüz gördüğümüz pek çok sorunun çözümünü kolaylaştıracak, iyi niyetli girişimlerimiz çözümsüz kalmayacaktır. Bu Dolunay döneminde atacağımız adımların, hayat amacımıza yaklaşmak konusunda önemli olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Bu arada Terazi burcunun adalet sistemi ve kanunlarla da alakalı olduğunu hatırlamamızda fayda var. Kanunlarla ilgili yeni düzenlemeler gündeme gelebilir.

Dolunay civarı günlerde aşırı para harcamaya, fazla keyif ehli hareketlere dikkat. Moda, sanat, müzik gibi bir alanda çalışanlar için yaratıcılıklarının artacağı güzel bir zaman dilimi olabilir. Yine bu sektörlerde faaliyet gösteriyorsanız tanıtım veya lansman için uygun bir dönem. İlişkiler söz konusu olduğunda diğerlerini memnun etmeye fazlaca takıntılı davranmak mümkün. Varsa böyle bir eğilim görüp fark etmemiz yararımıza olur.

Bu arada kendimizle veya ilişkilerle ilgili büyük bir sorunumuz yoksa ya da kendimizi şifalandırma konusunda hayli yol almış durumdaysak şunu sormak isterim; diğerlerinin veya dünyanın acısıyla aramız nasıl? Pek çok insanın yardıma ihtiyacı var. Yiyecek ekmek bulamayan veya maddi imkanları kısıtlıyken okumaya çalışan pek çok çocuk var. Nerden çıktı şimdi bu demeyelim, Terazi dolunayı ya bu.. Varoluş denge olsun ister. Elimizde olandan biraz başkalarına verdiğimizde yenisi için yer açmış oluruz. Çeşit çeşit yardım kuruluşu var; ekmeği olmayana ekmek götüren, üniversite öğrencilerine burs veren, köy köy dolaşıp çocukların eğitimlerini ve hayatlarını kolaylaştırmaya çalışan, yoksulu, kimsesizi destekleyen. Paramız varsa para yardımında bulunalım, yoksa arayıp ‘Ben ne yapabilirim?’ diye soralım. Üzerinde yaşadığımız gezegen de zor durumda; denizler, nehirler ve toprak çevre kirliğinden nasibini alıyor, ekim yapılan alanlar verimsizleşiyor, kaynaklar tükeniyor, pek çok hayvan türü tükenme tehdidi altında, iklim değişiyor, insanoğlu olarak hayatımızı sürdürmek için ihtiyaç duyduğumuz şeylere erişimimiz gittikçe zorlaşıyor. Çevreyi ve doğayı destekleyen yardım kuruluşlarına da bağışta bulunmak, destek vermek mümkün. Bunun yanı sıra gereksiz yanan ışıkları söndürmek, su tüketimine dikkate etmek, gıda israfından kaçınmak, tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, tercihlerimizi doğayla dost olandan yana kullanmak mümkün. Her şeyden önemlisi tüm bunları çocuklarımıza öğretmek. Tüm bunları neden yapmalıyız, çünkü doğa denge sever; biz ona zarar vermeye devam edersek karşılığını verecektir.

İyiliğin bulaşıcı olduğunu unutmadığımız, tüm ilişkilerimizle çiçek açtığımız şifa dolu bir Dolunay olsun.